ZÜRİH – İsviçre’de yaşayan 56 yaşındaki Chris Brönimann, yaklaşık 30 yıl boyunca kadın olarak yaşadıktan sonra yeniden erkek kimliğine dönme sürecine girdi. Detransisyon sürecini anlatan Brönimann, geçmişte aldığı karar için “Bu bir hataydı” ifadelerini kullandı.
Zürih merkezli Tages Anzeiger gazetesine konuşan Brönimann, daha önce “Nadia” adıyla yaşadığını ve uzun yıllar süren cinsiyet geçiş sürecinin ardından geri dönüş kararı aldığını belirtti. “Artık başkalarının ne düşündüğü umurumda değildi. Nadia olarak yaşamaya devam etme fikri benim için katlanılmaz hale gelmişti” dedi.
Brönimann, geçmişte yaşadığı süreci “kendinden kaçış” olarak tanımladı. Cerrahi müdahaleler ve hormon tedavileriyle çözüm aradığını ancak asıl sorunun psikolojik olduğunu ifade etti. “Aslında tedavi edilmesi gereken şey ruh halimdi. Buna rağmen bedenimde bu kadar büyük değişiklikler yapmak bir hataydı” diye konuştu.
Detransisyon kararını almadan önce yaklaşık beş yıl boyunca yeniden erkek kimliğine dönme isteği duyduğunu belirten Brönimann, bu düşünceyi uzun süre bastırmaya çalıştığını söyledi. “İçimde inkâr edemediğim bir netlik vardı” ifadelerini kullandı.
Sürecin zorlaşmasında geçmişteki kamuoyu ilgisinin etkili olduğunu dile getiren Brönimann, genç yaşta cinsiyet geçiş sürecinin medyada geniş yer bulduğunu ve SRF tarafından belgeselinin çekildiğini hatırlattı. Bu nedenle geri dönüş kararını açıklamanın kendisi için uzun süre mümkün görünmediğini söyledi.
Zamanla psikolojik krizler, panik ataklar ve kendine yönelik olumsuz duygular yaşadığını belirten Brönimann, dış görünümünün başlangıçta bir güven hissi sağladığını ancak bunun kalıcı olmadığını ifade etti.
Bugün detransisyon sürecinin hâlâ devam ettiğini söyleyen Brönimann, yeni bir cerrahi müdahale planlamadığını açıkladı. “Aynaya baktığımda artık bana ait hissetmediğim bir beden görüyorum. Şimdi görevim bu bedeni olduğu gibi kabul etmek ve onunla yaşamayı öğrenmek” dedi.
Öte yandan Brönimann, cinsiyet geçiş operasyonlarına tamamen karşı olmadığını da vurguladı. Bu tür kararların kişisel olduğunu belirterek, her bireyin kendi durumunu dikkatle değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.
