İsviçre’nin Freiburg kantonundaki Bellechasse Hapishanesi’nde meydana gelen isyan sonrası bazı dernekler, hapishane yönetimini insanlık dışı ve hukuka aykırı uygulamalarla suçladı. Yetkililer ise iddiaları sert bir şekilde reddetti ve düzenli denetimlerin yapıldığını vurguladı.
Freiburg kantonunda Murten yakınlarındaki Bellechasse Hapishanesi’nde Pazartesi akşamı ciddi bir isyan yaşandı. Düzinece tutuklu, kapalı cezaevinin bir bölümünü üç saat boyunca işgal ederek büyük bir tahribat bıraktı. Cezaevi personeli, olayın kontrol altına alınabilmesi için kanton polisi takviyesi çağırmak zorunda kaldı. Durum, ancak polisin müdahalesiyle sakinleştirilebildi.
Hapishane kaynaklarına göre tutuklular, özellikle telefon ücretleri, ek gıda masrafları ve ziyaret koşullarına karşı protesto gösterisi düzenledi. Bellechasse’de daha önce de, Haziran 2023’te, onlarca tutuklunun katıldığı bir grev yaşanmıştı.
Olayın ardından AF3DF derneği, hapishane yönetimi hakkında ağır suçlamalarda bulundu. Dernek, İsviçre hukukunun tamamen göz ardı edildiğini ve yönetimin cezaevi koşullarını “yasasızlık, hayal kırıklığı ve öfke alanı” hâline getirmek için sistematik hareket ettiğini iddia etti. Hatta yönetimin uygulamalarını İran’daki tutukluluk koşullarıyla karşılaştırdı.
Freiburg kanton yetkilileri, iddiaları kesin bir dille reddetti. Adalet, Güvenlik ve Spor Direktörlüğü, derneğin cezaevi işleyişine dair yetersiz bilgiye sahip olduğunu belirtti. Bellechasse’nin de dahil olduğu cezaevlerinin Ulusal İşkenceyi Önleme Komisyonu ve Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından düzenli olarak denetlendiği hatırlatıldı. Son denetimlerin 2024 yılında yapıldığı ifade edildi. İran ile yapılan karşılaştırmanın “gülünç ve hakaret içerikli” olduğu vurgulandı.
Yetkililer, derneğin taleplerine dair ayrıntılara girmedi. Tutukluların şikâyetlerine öncelikli olarak yanıt verileceği belirtildi.
