AARGAU– İsviçre’nin Aargau kantonunda yaşayan ağır engelli bir kız çocuğunun normal okulda eğitim görüp göremeyeceği tartışması uluslararası boyuta taşındı. Federal mahkemenin olumsuz kararına itiraz eden aile, dosyayı Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi’ne götürdü. Komite, nihai karar verilene kadar çocuğun normal okulda kalmasını talep etti.
İsviçre’de ağır engelli bir öğrencinin normal eğitim sisteminde yer alıp alamayacağı tartışması uluslararası platforma taşındı. Aargau kantonunda yaşayan ve beyin hasarına bağlı ağır bir hareket bozukluğu olan tetraspastik serebral palsi tanısı bulunan 10 yaşındaki bir kız çocuğunun eğitim hakkı konusu ülkenin en yüksek yargı organına kadar gitmişti. Federal mahkeme, çocuğun normal okul yerine özel eğitim kurumuna gönderilmesine karar vermişti.
Aile bu karara itiraz ederek dosyayı Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi’ne taşıdı. İsviçre basınında yer alan haberlere göre komite, davaya ilişkin ara karar niteliğinde bir değerlendirme yaptı. Bu değerlendirmede, nihai karar açıklanana kadar kız çocuğunun normal okulda eğitim görmeye devam etmesi gerektiği belirtildi.
Tartışmanın başlangıcı
Aargau kantonunda yetkili eğitim makamları, kız çocuğu henüz okula başlamadan önce yaptığı değerlendirmede öğrencinin normal okula devam edemeyeceğine hükmetti. Yetkililer, çocuğun ihtiyaç duyduğu destek nedeniyle normal okulda “çok yüksek ve sürdürülemez ek yük” oluşacağını savundu. Bu nedenle öğrencinin özel eğitim veren bir kurumda eğitim görmesinin “çocuğun yüksek yararına” daha uygun olacağı ifade edildi.
Aile ise bu değerlendirmeye karşı çıktı. Aileye göre kızları sınıf ortamına uyum sağlamıştı ve kendisi için belirlenen uyarlanmış öğrenme hedeflerinin büyük bölümünü başarıyla yerine getirmişti. Bu nedenle aile, kararın değiştirilmesi için hukuki süreci başlattı ve dosyayı tüm yargı kademelerine taşıdı.
Mahkemeler kanton yönetimini haklı buldu

İsviçre’deki tüm yargı mercileri, son olarak da federal mahkeme, Aargau kantonunun aldığı kararı hukuka uygun buldu. Böylece kız çocuğunun normal okul yerine özel eğitim okuluna yerleştirilmesi yönündeki karar kesinleşmiş oldu.
Engelli hakları alanında faaliyet gösteren İsviçre çatı örgütlerinden biri olan bir kuruluş ise aileye hukuki destek verdi. Kuruluşun hukuk temsilcileri, engelli çocukların eğitim sisteminde ayrıştırılmasının mevcut uluslararası hukukla çeliştiğini savundu.
Birleşmiş Milletler devreye girdi

Dosyanın Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi’ne taşınmasıyla birlikte konu uluslararası düzeye çıktı. Komite tarafından verilen ara karar niteliğindeki değerlendirmede, İsviçre’den federal mahkeme kararının geçici olarak askıya alınması istendi. Bu kapsamda kız çocuğunun nihai karar açıklanana kadar normal okulda eğitim görmeye devam etmesi gerektiği ifade edildi.
Geçmişte benzer başvuruların incelenmesinin ortalama üç buçuk yıl sürdüğü belirtiliyor. Sürecin bu kadar uzun sürmesi halinde söz konusu öğrencinin karar çıktığında ortaokulun ilerleyen sınıflarına geçmiş olacağı değerlendiriliyor.
İsviçre içinde görüş ayrılığı
Birleşmiş Milletler komitesinin ara kararının bağlayıcı olup olmadığı konusunda İsviçre’de farklı görüşler bulunuyor. Aargau kantonunun eğitim departmanı, bu tür ara kararların hukuken bağlayıcı olmadığını savunuyor ve bu görüşünü federal hükümetin 2015 yılında yaptığı bir değerlendirmeye dayandırıyor.
Buna karşılık federal adalet departmanı ise Birleşmiş Milletler komitesinin talebinin bağlayıcı olduğu görüşünü dile getiriyor. Yetkililere göre komitenin çalışma yöntemleri ve yetkileri son yıllarda daha açık şekilde tanımlandığı için bu tür kararların dikkate alınması gerekiyor.
Kanton kararından geri adım atmıyor
Aargau kantonu ise tartışmaya rağmen kendi kararını uygulamakta kararlı olduğunu açıkladı. Kanton eğitim departmanından yapılan açıklamada federal mahkeme kararının uygulanmasının planlandığı ve öğrencinin 2026 yazında başlayacak yeni eğitim yılında özel eğitim okuluna yerleştirileceği bildirildi.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi’nin vereceği nihai kararın, engelli çocukların normal eğitim sistemine dahil edilmesi konusunda uluslararası düzeyde önemli bir emsal oluşturabileceği değerlendiriliyor. Eğer komite ayrıştırılmış eğitim modelinin çocuk haklarına aykırı olduğuna karar verirse, bu durum dünyada ilk kez böyle bir uygulamanın uluslararası hukukla uyumsuz ilan edilmesi anlamına gelebilir.
