Filipinli bir kadın, Gstaad yakınlarındaki bir Suudi işveren için 11 yıl çalıştı, zorla cinsel tacize uğradı ve ağır sömürüye maruz kaldı. Federal Mahkeme, işverenin suçlu olduğuna karar verdi ve verilen özel oturum iznini hukuka aykırı buldu.
53 yaşındaki Filipinli bir kadın, Gstaad BE’de zengin bir Suudi işveren için 11 yıl boyunca lüks dağ evinde ev işçisi olarak çalıştı. Kardeşi de aynı işverenin yanında görev yaptı. “Neue Zürcher Zeitung’ un haberine göre, kardeşler evin bodrum katında yaşamak zorunda kaldı ve işverenlerinin her an hizmetinde bulunmak zorundaydı.
Kadın düşük bir maaş alsa da bu gelir, Filipinler’deki üç çocuğunu geçindirmeye yetiyordu. Ancak işveren, kadından cinsel davranışlar da talep etti. Kadın, ailesini geçindirmek amacıyla bu duruma katlanmak zorunda kaldı.
Normal şartlarda üçüncü ülke vatandaşları düşük ücretli işlerde oturum izni alamıyor. Ancak işverenin serveti nedeniyle Göçmenlik Dairesi (SEM), kadına istisnai bir oturum izni verdi. Kadın 2008’den itibaren, kardeşi ise 2011’den itibaren işverenin lüks dağ evinde çalıştı. Kardeş, oturum izninin yenilenmemesi üzerine ancak yıllar sonra hukuki destek aradı. Kadın 2019’da işten ayrıldı ve normal oturum izni aldı.
Altı yıl süren yargılamanın ardından işveren, zor durumda olan kişiyi istismar etmekten suçlu bulundu. Mahkeme, 16 ay ertelenmiş hapis cezası ve kadına 10 bin Frank tazminat ödenmesine hükmetti. Federal Mahkeme, verilen istisnai oturum izninin hukuka aykırı olduğuna karar verdi ve SEM’in uygulamasını gözden geçirmesi gerektiğini bildirdi.
Kardeş açısından dava olumlu sonuçlanmadı. Federal Mahkeme, oturum izni ile iş ilişkisinin bağlanmasının hukuka aykırı olduğunu kabul etti, ancak bunun oturum hakkı doğurmadığına hükmetti. Bu nedenle kardeşin sınır dışı edilmesi orantılı bulundu.
