BASEL– Basel-Landschaft kantonundaki Frenkendorf’ta, Alzheimer ve diğer demans türleriyle yaşayan kişiler için güvenli ve özgür bir yaşam alanı oluşturacak yeni bir demans köyü planlanıyor. Tamamlandığında Avrupa’nın en büyüklerinden biri olacak.
Basel-Landschaft kantonunda, Frenkendorf’un Bienenberg bölgesinde İsviçre’nin en büyük demans köyü kuruluyor. Mevcut “Dahay” bakım evinin bulunduğu alanda planlanan yeni yerleşim, Alzheimer ve diğer demans türleriyle yaşayan kişilerin günlük yaşamlarını hem güvenli hem de özgür bir şekilde sürdürebilmesini hedefliyor.
Bugünkü bakım evinde kapalı bölümler kullanılıyor ve bazı sakinlerin kaçma eğilimi nedeniyle kapıların sık sık kilitlenmesi gerekiyor. Yeni köyde bu uygulamaya gerek kalmayacak. Yönetici Ursula Tschanz, “Sakinlerin kendi evlerinden çıkıp köy içinde özgürce dolaşabilmesini istiyoruz” diyor.
Proje kapsamında mevcut binanın çevresine 13 küçük ev yerleştirilecek ve köyün merkezinde bir meydan oluşturulacak. Yürüyüş yolları sakinlerin yönlerini bulmasını kolaylaştıracak. Güvenlik, çitler veya yüksek duvarlarla değil, doğal sınırlar—çalılıklar, taş duvarlar ve arazi yapısı—ile sağlanacak.
Demans köyü konsepti ilk olarak 2009’da Hollanda’da uygulanmış, İsviçre’de ise şu anda yalnızca Wiedlisbach ve Balsthal’da örnekleri bulunuyor. Alzheimer İsviçre’den Karin Meier, bu tür yerleşimlerin sakinlerin stresini azalttığını, yön bulmayı kolaylaştırdığını ve agresif davranış ile depresyon riskini düşürdüğünü belirtiyor.
Frenkendorf’taki köy, bölgedeki artan bakım yeri ihtiyacına çözüm sunacak. Mevcut 59 yataklı tesis zamanla kapatılacak; yeni köy ise ilk etapta 120, tam kapasitede 200 kişiye bakım sağlayacak. Projenin maliyeti yaklaşık 90 milyon frank ve tamamen özel kaynaklarla finanse edilecek.
Projenin planına göre, itiraz olmaması hâlinde ilk sakinlerin 2032 başında taşınması öngörülüyor. Ursula Tschanz, projenin kendisi için de kişisel bir anlam taşıdığını belirterek, “Kardeşim dört yıl önce Alzheimer teşhisi aldı. Bir gün evde yaşayamaz hâle gelirse, onu böyle bir yere gönül rahatlığıyla emanet etmek isterim” diyor.
