İsviçre nüfusunu 10 milyonla sınırlandırmak için referanduma gidiyor

Ülke, küreselleşmenin sağladığı ekonomik kazançlarla artan nüfus baskısı arasında sıkıştı. Swiss People’s Party öncülüğünde gündeme gelen “10 Milyon İsviçre’ye Hayır” girişimi, yıl içinde halk oylamasına sunulacak.

Her yıl Ocak ayında Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu, İsviçre’nin küreselleşmeden kazandığı servetin en görünür vitrini olarak öne çıkıyor. Kasaba bir hafta boyunca dolup taşarken, trafik kilitleniyor ve günlük yaşam aksıyor. Yerel halk, bu kısa süreli rahatsızlığa katlanıyor; çünkü forum, ciddi bir ekonomik hareketlilik yaratıyor.

Ancak Bloomberg’in haberine göre, Davos’ta yaşanan geçici kaos, ülkede yılın geri kalanına yayılan daha derin bir huzursuzluğun sembolüne dönüşmüş durumda. İsviçre, ekonomik kazançlarla nüfus artışı arasındaki dengeyi kurmakta zorlanıyor ve giderek daha sık “10 milyon kişi İsviçre için fazla mı?” sorusu gündeme geliyor.

Son on yılda İsviçre nüfusu, Avrupa Birliği ortalamasının yaklaşık beş katı hızla arttı. Yüksek maaşlar, yaşam kalitesi ve istikrarlı ekonomi, ülkeyi yabancı çalışanlar için cazip hâle getirdi. Bugün ülkede yaşayanların yaklaşık yüzde 27’si İsviçre vatandaşı değil.

Tartışma yalnızca mülteciler veya düşük vasıflı işçilerle sınırlı değil. Swiss People’s Party (SVP) öncülüğünde kurulan “10 Milyon İsviçre’ye Hayır” girişimi, ülke nüfusuna yasal bir üst sınır getirmeyi hedefliyor. Öneri, doğum oranlarını değil göçü sınırlamayı öngörüyor ve nüfus belirli eşikleri geçtiğinde otomatik kısıtlamalar devreye girecek. 9,5 milyon kişi aşılırsa sığınmacılar ve yabancıların aile birleşimleri sınırlandırılacak, 10 milyon kişiyi geçerse daha sert önlemler uygulanacak. Nüfus düşmezse İsviçre, Avrupa Birliği ile serbest dolaşım anlaşmasından çıkabilecek.

Anketler, seçmenlerin yaklaşık yarısının öneriye destek verdiğini gösteriyor. Destekçiler, İsviçre kültürünün korunması ve yabancı nüfusun konut, sağlık gibi alanlarda yarattığı baskıya dikkat çekiyor. 22 yaşındaki hemşire Angel Okaside, genç kuşak arasında da rahatsızlığın yaygın olduğunu vurguluyor: “Toplu taşıma dolu, otoyollar kilitleniyor, acil servisler taşma noktasında. Hayatın her alanında hissediliyor.”

İş dünyası ise öneriye karşı çıkıyor. Roche, UBS ve Nestlé gibi küresel şirketler, yabancı iş gücü olmadan faaliyetlerini sürdüremeyeceklerini belirtiyor ve AB ile serbest dolaşımın kopmasının yatırımlar ve istihdamı başka ülkelere kaydıracağını savunuyor. İsviçre ihracatının yarısı Avrupa Birliği’ne yapılıyor.

Sosyal Demokrat Parti Eş Başkanı Cédric Wermuth, ülkenin Avrupa ile yakın ilişkilerini sürdürmesinin önemini vurguluyor: “Alternatif yok. Pekin, Moskova veya Washington güvenilir ortaklar değil.”

İsviçre’de referandumlar, yalnızca karar almak için değil, toplumsal tansiyonu ölçmek için de kullanılıyor. Anketler, seçmenlerin neredeyse yarısının nüfus sınırı fikrine olumlu baktığını gösteriyor. Kimileri için bu, refahı korumanın bir bedeli; kimileri içinse ülkenin küresel konumunu riske atan bir adım.

Diğer haberler

Davos’ta WEF ve Trump’a karşı protesto

Altı kantondan Federal Konsey’e çağrı: Demiryolu ağı aşırı yüklü, acil yatırım şart

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir