8 Mart’ta İsviçre halkı, nakit paranın geleceğini güvence altına almayı amaçlayan “Bargeld-Initiative” ve ona karşı hazırlanan hükümet önerisi için sandık başına gidecek. Federal Hükümet ve Parlamento, inisiyatifi yetersiz buluyor ve daha esnek bir karşı öneri sunuyor.
İsviçre’de 8 Mart’ta düzenlenecek oylamada halk, “Bağımsız ve serbest İsviçre Frangı için evet – Nakit özgürlüktür” adlı halk girişimi ile Federal Hükümet ve Parlamentonun hazırladığı karşı öneriyi oylayacak. Girişim, nakit paranın (madeni paralar ve banknotlar) anayasal güvenceye alınmasını ve devletin bunları her zaman yeterli miktarda sağlamasını talep ediyor. Ayrıca, İsviçre Frangı başka bir para birimiyle değiştirilecek olursa, halk oylamasıyla onay alınmasını öngörüyor.
Federal Hükümet ve Parlamento, girişimi belirsiz ve hukuki açıdan yorumlanması zor bulduğu için reddediyor. Hazırlanan karşı öneri, Frangın İsviçre’nin para birimi olduğunu ve Merkez Bankasının nakit arzını garanti etmesini anayasal olarak güvence altına alıyor. Finans Bakanı Karin Keller-Sutter, ne girişimin ne de karşı önerinin günlük hayatta herhangi bir değişiklik yaratmayacağını ve devlet ile vergi mükellefleri için ek mali yük getirmeyeceğini belirtti.
Oylamada hem girişim hem de karşı öneri kabul edilirse, seçmenlere hangisine öncelik verdiklerini belirtme imkânı sağlayan bir “istikrar sorusu” da sunulacak.
Girişimi başlatan FBS (Freiheitliche Bewegung Schweiz), SVP ve EDU’nun desteğini alıyor. Girişim komitesi, nakit kullanımının giderek azaldığını ve nakdin sadece var olmasıyla güvence altında olmayacağını, günlük kullanımının da garanti edilmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca nakit, elektrik kesintilerinde de kullanılabilir ve özellikle yaşlılar dijital ödeme yöntemlerini tercih etmiyor.
Karşı taraf olan Federal Hükümet ve Parlamento ise, karşı önerinin mevcut yasalarla uyumlu, hukuken net ve uygulamada denenmiş formüller içerdiğini savunuyor. Girişimde öngörülen, Frangın başka bir para birimiyle değiştirilmesi durumunda ek halk ve kanton oylaması yapılması maddesi ise gereksiz bulunuyor. Bazı parlamenterler, anayasal güvenceye gerek olmadığını ve Frang ile nakit güvenliğinin zaten ulusal bankalar ve para yasalarında sağlandığını belirtiyor.
