İsviçre’de yaşayan İranlı Kürt sürgün: “Şu anda naif olmaya hakkımız yok”

İSVİÇRE– İsviçre’de yaşayan İranlı Kürt sürgün Kamran Mohammadi, İran’daki gelişmelerin Kürtler arasında hem umut hem de endişe yarattığını söyledi. Rejim değişikliği ihtimalinin konuşulduğunu belirten Mohammadi, dış güçlerin bölgedeki politikalarına karşı ise temkinli olunması gerektiğini vurguladı.

İran’dan 2010 yılında ayrılarak sürgünde yaşamaya başlayan ve bugün İsviçre’de yaşayan Kürt sosyal pedagog ve müzisyen Kamran Mohammadi, İran’daki son gelişmeler hakkında, İsviçre’nin Almanca yayın yapan devlet televizyonu SRF’ye değerlendirmelerde bulundu. İran’da yaşayan ailesiyle iletişimin büyük ölçüde kesildiğini belirten Mohammadi, zaman zaman yalnızca uydu bağlantısı üzerinden haber alabildiğini söyledi.

İran’da yaşayan akrabalarının büyük bölümünün Tahran ile ülkenin kuzey ve batısındaki Kürt şehirlerinde bulunduğunu ifade eden Mohammadi, insanların ruh halinin umut ile korku arasında gidip geldiğini belirtti. Rejim değişikliği beklentisinin toplumda yaygın olduğunu söyleyen Mohammadi, buna karşın böyle bir değişim sonrası nasıl bir siyasi düzen kurulacağının belirsiz olduğunu vurguladı.

Yaklaşık 90 milyonluk nüfusa sahip İran’ın çok etnili bir yapıya sahip olduğunu belirten Mohammadi, ülke nüfusunun yaklaşık yarısını Farsların oluşturduğunu, diğer yarısının ise farklı etnik topluluklardan meydana geldiğini söyledi. Kürtlerin İran nüfusunun yaklaşık yüzde onunu oluşturduğunu ifade eden Mohammadi, ülkede Araplar, Beluçlar, Azeriler ve Gilaklar gibi farklı halkların da yaşadığını hatırlattı.

Kürt kimliğiyle İran’da büyümenin zor olduğunu anlatan Mohammadi, sistem içinde var olabilmek için birçok kişinin etnik kimliğini gizlemek zorunda kaldığını söyledi. İş başvuruları veya üniversite başvurularında birçok kişinin Kürt kimliğini sakladığını belirten Mohammadi, İran’daki yönetimlerin uzun yıllardır Kürt kültürünü değersiz gösteren politikalar yürüttüğünü dile getirdi.

Gençlik yıllarında yaşadığı bir olayı da anlatan Mohammadi, 2000 yılında Tahran’da tramvayda seyahat ederken bir Kürt arkadaşının kendisini aradığını ancak çevresindekilerin Kürt olduğunu anlamasından çekindiği için telefonu açmadığını söyledi. Bu tür durumların birçok kişinin kendi kimliğini gizlemesine yol açtığını ifade etti.

Siyasi faaliyetleri nedeniyle de baskı gördüğünü anlatan Mohammadi, geçmişte aktivist çalışmaları nedeniyle tutuklanma riskiyle karşı karşıya kaldığını ve bu nedenle ülkeyi terk etmek zorunda kaldığını söyledi.

İran’da olası bir siyasi değişimde son Şah’ın oğlu olarak bilinen Reza Pahlavi’nin rolüne ilişkin soruya ise Mohammadi olumsuz yanıt verdi. Kürt siyasi geleneğinde tek bir lider etrafında toplanma anlayışının bulunmadığını ifade eden Mohammadi, Kürt siyasetinde partiler, hareketler ve sivil örgütlenmelerin daha belirleyici olduğunu söyledi. İran’daki etnik ve dini azınlıkların durumunun monarşi döneminde de iyi olmadığını belirten Mohammadi, bu nedenle böyle bir liderliğin çözüm getireceğine inanmadığını dile getirdi.

Son günlerde bazı uluslararası medya kuruluşlarında ABD’nin İran’ın batısındaki Kürt grupları destekleyerek askeri faaliyetleri artırmaya çalıştığı yönünde haberler yer aldı. Bu iddialarla ilgili konuşan Mohammadi, Kürtlerin ABD ile aynı çıkarları paylaşmadığını ve bu nedenle gelişmelere temkinli yaklaşılması gerektiğini söyledi.

Savaşın kutlanacak bir durum olmadığını belirten Mohammadi, buna rağmen mevcut siyasi ortamın Kürtlerin hak mücadelesi açısından bazı fırsatlar yaratabileceğini ifade etti. En büyük endişelerinden birinin ise dış desteğin bir noktada kesilmesi olduğunu belirten Mohammadi, geçmişte Suriye’de Kürt grupların benzer bir durumla karşı karşıya kaldığını hatırlattı.

Mohammadi, İran’daki gelişmelerin hem ülke içinde hem de diaspora topluluklarında yakından takip edildiğini ve belirsizliğin Kürt toplumunda büyük bir kaygı yarattığını söyledi.

Güncel haberler