Crans-Montana’daki Le Constellation barında yılbaşı gecesi çıkan ve 40 kişinin hayatını kaybettiği, 116 kişinin yaralandığı yangına ilişkin bar sahibinin kefaletle serbest bırakılması İtalya’da siyasi ve diplomatik tepkiye yol açtı. Roma yönetimi, İsviçre ile ortak soruşturma ekibi kurulmasını yeniden talep etti.
Valais kantonunda bulunan Crans-Montana kayak merkezindeki Le Constellation barında yılbaşı gecesi çıkan yangına ilişkin yargı süreci iki ülke arasında diplomatik gerilimi artırdı. Valais mahkemesinin bar sahibi Jacques Moretti’yi 200 bin İsviçre frangı kefaletle serbest bırakma kararı İtalya’da geniş yankı uyandırdı. İtalya hükümeti, bu gelişmenin ardından İsviçre’deki büyükelçisini istişareler için Roma’ya çağırdı.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, karara yönelik “derin öfkesini” dile getirirken, İsviçre ve İtalya arasında ortak bir soruşturma ekibi kurulması çağrısını yineledi. Meloni, Corriere della Sera gazetesine verdiği demeçte, İtalyan polisinin uzmanlığından da yararlanılacak şekilde ortak bir soruşturma mekanizmasının gecikmeden oluşturulmasını talep etti. Yangında çok sayıda İtalyan vatandaşının hayatını kaybettiğini hatırlatan Meloni, İtalya’nın en başından bu yana İsviçre makamlarıyla iş birliğine hazır olduğunu, ancak bu teklifin şimdiye kadar kabul edilmediğini ifade etti.
İtalya, yangının ardından kendi ulusal soruşturmasını da başlattı. Olası bir dava sürecinde sivil taraf olarak yer almayı hedefleyen Roma yönetimi, özellikle mağdurların haklarının korunmasına odaklanıyor. Valais savcılığının cuma günü yaptığı açıklamaya göre, şu ana kadar yaklaşık 130 özel ve sivil davacı dosyaya dahil oldu.
Hafta sonu İtalya’da bazı çevreler, protesto amacıyla gelecek hafta Crans-Montana’da düzenlenecek Alp Disiplini Dünya Kupası yarışlarının boykot edilmesi çağrısında bulundu. İsviçre tarafı ise tansiyonu düşürmeye ve hukuki sürecin işleyişini anlatmaya çalıştı.
İsviçre’nin Roma Büyükelçisi Roberto Balzaretti, La Stampa gazetesine verdiği demeçte, İsviçre ceza hukukunun temel ilkelerinden birinin sanığın yargılama sürecinde özgür olması olduğunu vurguladı. Balzaretti, tutuklama kararlarının polis ya da savcılık tarafından değil, bağımsız yargıçlar tarafından verildiğini belirterek bunun demokrasi ve hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğunu söyledi.
Benzer bir açıklama İsviçre Konfederasyon Başkanı Guy Parmelin’den de geldi. Parmelin, İtalya’nın tepkisini anladığını ancak İsviçre’de kuvvetler ayrılığı ilkesinin titizlikle uygulandığını ifade etti. İtalya’nın süreci kendi hukuk sistemi üzerinden değerlendirdiğini söyleyen Parmelin, yargının bağımsızlığına saygı gösterilmesi gerektiğini dile getirdi.
İsviçre Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis de İtalyan mevkidaşı Antonio Tajani ile yaptığı telefon görüşmesinde, yaşanan trajedinin iki ülke için ortak bir acı olduğunu vurgulayarak karşılıklı dayanışmanın altını çizdi.
Öte yandan İsviçre Dışişleri Bakanlığı, İtalya’nın büyükelçisini Roma’ya çağırmasının olağan bir diplomatik uygulama olduğunu açıkladı. Yapılan açıklamada bunun bir geri çağırma olmadığı, büyükelçinin görüşmelerin ardından İsviçre’ye dönerek görevine devam edeceği belirtildi.
