Crans-Montana’da yılbaşı gecesi çıkan yangından ağır yaralı olarak kurtarılan genç bir hasta, tedavi gördüğü Zürich Üniversite Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Hastane yetkilileri, hastada ve en az bir başka yanık vakasında Acinetobacter baumannii adlı hastane kaynaklı bakterinin tespit edildiğini doğruladı. Ölümün doğrudan bu enfeksiyonla bağlantılı olup olmadığına ilişkin incelemelerin sürdüğü bildirildi.
Yetkililerden yapılan açıklamada, 18 yaşındaki hastanın tedavi sürecinde söz konusu bakteriyle enfekte olduğunun saptandığı ancak kesin ölüm nedeninin henüz netleşmediği belirtildi. Aynı yangında yaralanan bir başka hastada da benzer bakteriyel bulgulara rastlandığı kaydedildi.
Dünya genelinde en riskli bakteriler arasında
Acinetobacter baumannii, özellikle hastane ortamlarında ciddi tehdit oluşturan mikroorganizmalar arasında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayımlanan öncelikli bakteriyel patojenler listesinde bulunan bakteri, çoklu antibiyotik direnci geliştirebilmesi nedeniyle küresel sağlık otoriteleri tarafından yakından izleniyor.
Uzmanlara göre bakteri, günlük yaşamda çoğu zaman zararsız şekilde çevrede bulunabiliyor. Ancak yoğun bakım servisleri, açık yaralar, bağışıklık sistemi zayıflamış hastalar ve uzun süreli tedaviler, bu mikroorganizma için elverişli bir ortam yaratıyor. Özellikle antibiyotiklere direnç kazanmış türler, tedaviyi son derece güç hale getiriyor.
Yanık hastaları enfeksiyonlara karşı daha savunmasız
Tıbbi değerlendirmelere göre yanık hastaları, deri bariyerinin büyük ölçüde zarar görmesi ve bağışıklık sisteminin zayıflaması nedeniyle enfeksiyonlara karşı yüksek risk altında bulunuyor. Bakterinin derin dokulara ilerleyebildiği, kana karışması halinde sepsis ve çoklu organ yetmezliği gibi hayati komplikasyonlara yol açabildiği ifade ediliyor.
Uzmanlar, uzun hastane yatışları, tekrarlayan cerrahi müdahaleler ve sterilizasyonun her zaman tam olarak sağlanamaması gibi faktörlerin de enfeksiyon riskini artırdığına dikkat çekiyor. Buna rağmen ağır yanık vakalarının önemli bir bölümünde tedavi sürecinin başarılı şekilde sonuçlandığı vurgulanıyor.
Antibiyotik direnci mücadeleyi zorlaştırıyor
Bilim insanları, Acinetobacter baumannii’nin en dikkat çekici özelliklerinden birinin hızlı uyum yeteneği olduğunu belirtiyor. Bakterinin güçlü antibiyotiklere karşı kısa sürede direnç geliştirebildiği, hatta son çare olarak kullanılan bazı ilaçlara dahi yanıt vermeyen türlerin bulunduğu ifade ediliyor.
2000’li yılların başında savaş bölgelerinde yaralanan askerlerde sık görülmesi nedeniyle kamuoyunda farklı adlarla anılmaya başlanan bakteri, günümüzde de hastaneler için ciddi bir sorun olmaya devam ediyor.
Uzmanlara göre bu tür enfeksiyonlarla mücadelede üç temel unsur öne çıkıyor: sıkı hijyen önlemleri, yeni antibiyotiklerin geliştirilmesi ve mevcut antibiyotiklerin kontrollü ve bilinçli kullanımı. Bakterilerin sürekli evrim geçirdiğine dikkat çekilirken, bu alandaki mücadelenin uzun soluklu olacağı ifade ediliyor.
