ZÜRİH- Zürih Gençlik ve Kültür Evi’nde düzenlenen söyleşide ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, bölgedeki çatışmalar ve küresel güç rekabeti detaylı olarak değerlendirildi. Etkinlikte Mart ayında gerçekleşen katliamlarda yaşamını yitirenler de anıldı.
Zürih’teki Zürich Jugend- und Kulturhaus’ta düzenlenen söyleşi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile Ortadoğu’daki gerilimi kapsamlı bir şekilde ele aldı. Etkinlikte, emperyalist sistemin işleyişi, küresel güçlerin stratejik rekabeti ve bu süreçlerin bölge halkları üzerindeki etkileri değerlendirildi.
Söyleşi, Mart ayında yaşanan önemli katliamların anılmasıyla başladı. Katılımcılar 12-15 Mart tarihlerinde gerçekleşen Gazi ve Ümraniye olayları, 16 Mart’ta yaşanan Halepçe Katliamı ve Beyazıt Katliamı, 21 Mart 1992’deki Cizre Newroz olayları ve 30 Mart 1972’deki Kızıldere olayı sırasında hayatını kaybedenleri andı. Ayrıca 11 Mart’ta yaşamını yitiren Salih Müslim şahsında yaşamını yitirenlerin için saygı duruşu gerçekleştirildi.
Sunumda emperyalizmin yapısı detaylı olarak analiz edildi. Kapitalizmin en yüksek aşaması olarak tanımlanan emperyalizmin, tekellerin dünya üzerindeki egemenliğini sürdürme amacıyla ekonomik ve askeri müdahaleleri artırdığı vurgulandı. Emperyalist güçlerin yeni pazar arayışları, enerji kaynakları üzerindeki kontrol ve bölgesel çatışmaların, küresel güç rekabetinin doğrudan yansıması olduğu ifade edildi.
ABD, Avrupa Birliği ve BRICS gibi güç merkezleri arasındaki hegemonya mücadelesinin, uluslararası düzeyde yeni bloklaşmalara ve sert gerilimlere yol açtığı belirtildi. Sunumda, Ortadoğu’daki çatışmalar özelinde İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları ile İran’ın verdiği yanıtın bölgedeki siyasi ve insani dengeleri nasıl etkilediği ele alındı.
Etkinlikte ayrıca çatışmaların bedelini en çok bölge halklarının ödediğine dikkat çekildi. İran, Filistin, Lübnan ve çevre ülkelerde yaşayan emekçilerin savaş ve gerilimden doğrudan etkilendiği, sivillerin insani ve toplumsal olarak ağır kayıplar yaşadığı vurgulandı. Katılımcılar, anti-emperyalist mücadele ve uluslararası dayanışmanın önemine dikkat çekerek, halkların kendi çıkarları temelinde örgütlenmesinin gerekliliğini tartıştı.
Söyleşinin sonunda katılımcılara söz verilerek sorular ve yorumlar alındı. Yapılan değerlendirmelerin ardından gerçekleştirilen kapanış konuşmasıyla etkinlik sona erdi.
