Zürih’te partnerini boğarak öldürdü, ceza almadı

ZÜRİH-  Zürih kantonunda 87 yaşındaki bir doktor, 2024 yılında partnerini uykusunda boğarak öldürdü. Savcılık, eylemin ağır bir uyku bozukluğu sırasında gerçekleştiğini belirleyerek cezai sorumluluk yüklemedi.

Zürih kantonuna bağlı Effretikon’da Eylül 2024’te meydana gelen olayda 87 yaşındaki bir erkek, gece yarısı dairesinde uyandığında partnerini kollarının arasında hareketsiz halde buldu. Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri 82 yaşındaki kadının hayatını kaybettiğini tespit etti.

Soruşturma kapsamında yürütülen incelemelerde, erkeğin partnerini boğarak öldürdüğü ortaya çıktı. Ancak Zürih Savcılığı, olayın klasik bir cinayet vakası olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetti.

Ağır uyku bozukluğu tespiti

Savcılık, şüphelinin REM uyku davranış bozukluğu olarak bilinen ve kişinin uyku sırasında kontrolsüz, ani ve bazen şiddet içeren hareketler yapmasına yol açabilen bir rahatsızlıktan muzdarip olduğunu belirledi. Bu rahatsızlık, canlı rüyalarla birlikte görülebiliyor ve kişi çoğu zaman eylemlerinin farkında olmuyor.

Dosya kapsamında aile üyeleri ve yakın çevreyle yapılan görüşmelerde, çiftin ilişkilerinin sakin ve sorunsuz olduğu ifade edildi. Ayrıca erkeğin geçmişte de uykusunda ani hareketler yaptığı ve partnerinin bu nedenle hafif yaralanmalar yaşadığı kaydedildi.

Savcılığın görevlendirdiği uzman tarafından yapılan tıbbi değerlendirme sonucunda, zanlının yüksek olasılıkla bu uyku bozukluğundan etkilendiği raporlandı.

“Gerçeklikle temasını kaybetmişti”

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda, zanlının olay anında gerçeklikle temasını kaybettiği, eylemin hukuka aykırılığının bilincinde olmadığı ve davranışlarını kontrol edemediği belirtildi. Bu nedenle cezai ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldı.

Ceza yok, meslek yasağı var

Olayla ilgili dosya kapatılırken, zanlı hakkında ceza davası açılmadı. Ancak doktorluk yapma izni geri alındı. Ayrıca potansiyel tehlike riski nedeniyle üçüncü kişilerle aynı ortamda uyumaması yönünde yükümlülük getirildi.

Uzmanlara göre bu tür vakalar son derece nadir görülüyor ve İsviçre’de benzeri neredeyse hiç kaydedilmedi. Olay, ceza hukuku ile nörolojik hastalıklar arasındaki sınırın yeniden tartışılmasına yol açtı.

Güncel haberler