BASEL – Basel’deki Basel Sanat Müzesi’nde açılan “İlk Eşcinseller” sergisi, 1869’dan itibaren sanat dünyasında eşcinsellik ve cinsiyetin nasıl temsil edildiğini gösteriyor.
Basel’deki Basel Sanat Müzesi, “İlk Eşcinseller” başlıklı sergiyi cumartesi günü açtı. Sergide yaklaşık 80 eser yer alıyor ve 1869 yılında “homoseksüel” kelimesinin kullanılmaya başlanmasından sonra cinsellik, kimlik ve toplumsal algıların sanatla nasıl ifade edildiğini gösteriyor.
Sergi, üç salonda altı bölüm halinde hazırlanmış. Her bölüm eşcinsellik ve farklı cinsellik türlerini farklı açılardan ele alıyor. Dördüncü bölümde ise sanat eserlerinde kullanılan “kodlama” yöntemleri anlatılıyor. Örneğin kadın eşcinselliği çoğu zaman arkadaşlık gibi gösterilirdi. 1888 tarihli Marie-Louise-Catherine Breslau’nun “Arka Işık” adlı tablosunda iki kadın günlük bir sahnede resmedilmiş, ancak geçmişte yanlışlıkla “kız arkadaşlar” olarak adlandırılmış.
Erkek eşcinselliğinin sanatla gösterilme biçimi ise Ludwig von Hofmann’ın 1900 tarihli “Yeşil Kıyıda Çırılçıplak Balıkçılar ve Çocuklar” adlı tablosunda görülüyor. Bu eser, daha önce Paul Cézanne tarafından yapılan “Banyo Yapanlar” adlı resmin izlerini taşıyor.
Müze direktörü Elena Filipovic, serginin LGBTQIA+ topluluğunun sanatına odaklanan ilk sergi olduğunu ve insanların kimlikleri ve sevgileri yüzünden hâlâ önyargılarla karşılaştığını söyledi. Serginin amacı, bilgi ve farkındalıkla daha fazla hoşgörü ve kabul sağlamak.
Serginin küratörü Jonathan Katz ise günümüzdeki kimlik tanımlarının büyük ölçüde Avrupa merkezli olduğunu, Avrupa etkisi öncesinde örneğin Japonya’da eşcinselliğin toplumda doğal kabul edildiğini belirtti. Ayrıca tarih boyunca farklı cinsiyet ve cinsel yönelimlerin var olduğunu ve gençlerin günümüzde geleneksel tanımları reddettiğini vurguladı.
Sergi, Basel Sanat Müzesi’nin yeni binasında açıldı ve 2 Ağustos’a kadar ziyaret edilebilecek.
