Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Donald Trump’ın öne çıktığı oturumlarla sona ererken, katılımcılar yeni bir küresel güç dengesi ve jeopolitik düzenin şekillendiği hissiyle ayrıldı. Avrupa, ABD ve Çin arasında stratejiler farklılaşırken, yeni ittifak ve diplomatik girişimler gündeme geldi.
Davos’ta 2026 Dünya Ekonomik Forumu (WEF), Amerikan Başkanı Donald Trump’ın etkin rol aldığı oturumlarla tamamlandı. Forum boyunca öne çıkan mesaj, küresel ilişkilerde artık geri dönülmez yeni kuralların geçerli olduğuydu. İsviçre Konfederasyonu Başkanı Guy Parmelin ve Başkan Yardımcısı Ignazio Cassis, Trump ile Çarşamba günü yaptıkları görüşme sonrası aynı değerlendirmeye vardı.
Trump, konuşmalarında İsviçre’ye atıfta bulunurken kendi ekonomik politikalarını övdü ve ABD ekonomisinin küresel büyümenin motoru olduğunu belirtti. Avrupa’yı ise “yanlış yönde ilerleyen” ve “kontrolsüz göç nedeniyle tanınmaz hale gelen” bir kıta olarak nitelendirdi.
Forum sırasında Trump, Avrupa ve NATO üzerinde baskı kurarak küresel güç dengelerini yeniden şekillendirmeye çalıştı ve Groenlandiya’nın ilhak edilme niyetini yineledi. Danimarka’ya bağlı özerk bir bölgeyle ilgili anlaşma sağladığını açıklayan Trump, bu kapsamda Avrupa ülkelerine yönelik yeni gümrük tarifelerinden vazgeçti. Ayrıca, Gazze planına dayalı olarak başlattığı “Barış Konseyi” girişimini Forum’da duyurdu; bu yapı, uluslararası toplumda doğrudan çatışma yönetimi konusunda BM’ye alternatif bir aktör olarak görülüyor. Yaklaşık yirmi ülke lideri bu yeni yapının kurucu belgesini imzaladı.
Trump, Forum’da Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelensky ile görüşmeler yaptı, eş zamanlı olarak Rusya’ya da temsilciler gönderdi. Zelensky, Avrupa’nın pasifliği karşısında yaşanan zorluklara dikkat çekerek, Rusya-Ukrayna-ABD arasında Abu Dabi’de planlanan üçlü görüşmeyi duyurdu.
Trump’ın gösterdiği güç karşısında liderler farklı stratejiler benimsedi. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD’nin Avrupa’yı savunma ve ekonomik sorumluluk almaya teşvik eden politikasını övdü. Çin, geleneksel korumacı yaklaşımının aksine, ABD ile iş birliğinin önemini vurgulayan çok taraflıcı bir tavır sergiledi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise diplomatik ilişkileri koruyarak daha bağımsız bir Avrupa vizyonu çizdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Trump’ın tarif tehditlerine karşı dirençli bir duruş sergileyerek güç dengelerinde cesaretli olunması çağrısında bulundu. Kanada Başbakanı Mark Carney ise yaptığı konuşmada büyük ilgi uyandırdı.
Forum, küresel güçlerin stratejik pozisyonlarını test ettiği, Avrupa, ABD ve Çin arasında farklılıkların öne çıktığı bir platform olarak sona erdi. Liderler, yeni dünya düzenine uyum sağlamak ve uluslararası iş birliğini sürdürmek için önümüzdeki dönemde atılacak adımların ipuçlarını paylaştı.
