Davos’ta yapay zekâya söz söylemenin bedeli

Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu sırasında yapay zekâ tartışmalarına büyük teknoloji şirketleri hâkim olurken, küçük kuruluşlar hem maddi hem de yapısal engeller nedeniyle seslerini duyurmakta zorlanıyor.

Dünya Ekonomik Forumu’nun bu yılki toplantılarında yapay zekâ, afişlerden panellere kadar her alanda öne çıktı. Ancak tartışmaların büyük bölümü milyar dolarlık teknoloji şirketleri tarafından şekillendirildi. Davos’a gelen küçük sivil toplum kuruluşları ve bağımsız girişimler ise karar alma süreçlerine erişimde ciddi güçlüklerle karşılaştı.

Foruma katılan bazı teknoloji uzmanları ve araştırmacılar, yapay zekâ alanında gücün az sayıda büyük şirkette toplanmasından endişe duyduklarını belirtiyor. Bu kesime göre, yapay zekâ sistemleri toplumun tüm kesimleri dikkate alınarak tasarlanmadığında, mevcut eşitsizlikleri yeniden üretme riski taşıyor. Özellikle işe alım ve sağlık gibi alanlarda kullanılan otomatik karar sistemlerinin, onları geliştirenlerin önyargılarını yansıttığına dikkat çekiliyor.

Ancak bu görüşlerin, karar vericilerin bir araya geldiği Davos gibi kapalı ve pahalı ortamlarda dile getirilmesi kolay değil. Forum haftasında Davos’ta konaklama ve etkinliklere katılım maliyetleri birçok küçük kuruluşun karşılayamayacağı düzeylere ulaşıyor. Bir mağaza ya da ofisin forum süresince tanıtım alanına dönüştürülmesinin maliyetinin yüz binlerce İsviçre frangını bulduğu belirtiliyor.

Bu ortamda öne çıkan isimler genellikle büyük teknoloji şirketlerinin üst düzey yöneticileri oluyor. Panellerde yapay zekânın geleceği, riskleri ve potansiyeli tartışılırken, bu teknolojilerin günlük hayatta yarattığı somut etkileri yaşayan kesimlerin temsili sınırlı kalıyor.

Forum kapsamındaki yan etkinliklerde de benzer bir tablo görülüyor. Büyük şirketlerin desteklediği mekânlarda üst düzey yöneticiler ve tanınmış araştırmacılar yer alırken, sınırlı bütçeye sahip kuruluşlar daha çok bu alanların dışında kalıyor. Buna rağmen bazı katılımcılar, büyük şirketlerin özellikle askerî ve güvenlik alanında kullanılan yapay zekâ sistemleri konusunda doğrudan sorumluluk almaları gerektiğini savunuyor.

Davos’a katılan genç girişimciler de teknoloji sektöründe fırsatlara erişimin büyük ölçüde doğru çevrelerde bulunmaya bağlı olduğunu vurguluyor. Yatırım bulmanın hâlâ yüksek ücretli etkinliklere katılmak ve doğru kişilerle temas kurmakla mümkün olduğu, bunun da küçük girişimler için ciddi bir engel oluşturduğu ifade ediliyor.

Tüm zorluklara rağmen Davos’a gelen bu kesimler, temas kurmanın ve görünür olmanın önemli olduğunu düşünüyor. Büyük şirketlerin ancak kamuoyu ve meşruiyet baskısı hissettiklerinde tutumlarını değiştirebileceği görüşü dile getiriliyor.

Forum sona erdiğinde Davos yeniden sessizliğe bürünürken, yapay zekânın geleceğine ilişkin kararların kimler tarafından ve hangi sesler duyularak alınacağı sorusu ise açık kalmaya devam ediyor.

Diğer haberler

Uyuşturucu baskısı iddiası iki soruşturmayı birleştirdi

İsviçre’de neden hâlâ evleniliyor?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir