ZÜRİH– Zürih Üniversitesi’nin araştırmasına göre İsviçre’de katılımcıların yüzde 57’si dezenformasyonu ciddi bir sorun olarak görüyor. Buna karşın güncel haberlere ilgi azalıyor, özellikle gençler haberleri giderek daha fazla sosyal medyadan takip ediyor. Araştırmacılar, kaliteli gazeteciliğin sürdürülebilmesi için yeni destek modelleri öneriyor.
İsviçre’de yanlış ve yanıltıcı bilgilerin yayılması toplumda giderek daha fazla endişeye yol açıyor. Zürih Üniversitesi’ne bağlı Kamuoyu ve Toplum Araştırmaları Merkezi’nin (fög) hazırladığı Medya Kalitesi Yıllığı kapsamında 1.200’den fazla kişiyle yapılan araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 57’si dezenformasyonu önemli veya çok önemli bir sorun olarak değerlendiriyor. Beş yıl önce bu oran yüzde 49’du.
Araştırmaya katılanların yarısından biraz fazlası, her gün gerçek dışı olduğu açık olan ya da yanıltıcı olabileceğini düşündükleri içeriklerle karşılaştıklarını belirtiyor. Beş yıl önce aynı deneyimi yaşayanların oranı üçte birin altındaydı.
Yanıltıcı içeriklerin başlıca kaynağı sosyal medya
Katılımcıların yüzde 76’sı, sosyal medya platformlarında yanlış veya yanıltıcı içeriklerle sık sık ya da çok sık karşılaştığını söylüyor. Sosyal medyayı video platformları, mesajlaşma uygulamaları ve yapay zekâ destekli sohbet sistemleri izliyor.
Radyo, gazete, televizyon ve haber siteleri ise dezenformasyonla çok daha az ilişkilendiriliyor. Araştırmacılara göre kaliteli gazetecilik, yanlış bilgilere karşı mücadelenin bir parçası ve insanların komplo teorilerine karşı daha dirençli olmasına yardımcı oluyor.
Araştırmada komplo teorilerine yönelik eğilimler de incelendi. Katılımcıların yüzde 41’i, Avrupa’daki siyasi elitlerin nüfusun uzun vadeli yapısını değiştirmek amacıyla göçü bilinçli biçimde teşvik ettiği iddiasını makul buluyor. Yüzde 36’sı Yahudi ağlarının Batı siyasetini perde arkasından kontrol ettiği iddiasına inanılabilir gözüyle bakıyor. Yüzde 34’ü ise 5G telefon antenlerinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini düşünüyor.
Araştırmacılar, güvenilir medya kuruluşlarını düzenli takip edenlerin bu tür komplo iddialarına daha az açık olduğunu belirtiyor. Güncel haberleri nadiren takip edenler ve haber kaynağı olarak ağırlıklı biçimde Instagram veya TikTok kullananlar ise bu iddialara karşı daha savunmasız görünüyor.
Haberlere ilgi on yılda 10 puan düştü
Dezenformasyon endişesi artarken güncel haberlere duyulan ilgi geriliyor. Araştırmaya göre, güncel olaylara yüksek düzeyde ilgi gösterenlerin oranı 2016’da yüzde 59 iken bugün yüzde 49’a düştü.
Gerileme özellikle gençlerde dikkat çekiyor. 18-24 yaş grubundakilerin yalnızca yüzde 34’ü güncel haberlerle yakından ilgilendiğini belirtiyor. Bu yaş grubunda sosyal medya, başlıca haber kaynağı hâline gelmiş durumda.
Araştırmacılara göre giderek daha az kişi belirli bir medya kuruluşunu düzenli takip ediyor. Bu durum, güvenilir gazetecilik yapan kuruluşların okur ve izleyici kitlesini zayıflatırken toplumun uluslararası teknoloji platformlarına bağımlılığını artırıyor.
İsviçre medyasının reklam gelirleri geriliyor
Araştırma, kaliteli gazeteciliğin ekonomik açıdan da baskı altında olduğunu ortaya koyuyor. İsviçre medyasının reklam gelirleri 2025 yılında yüzde 4 azalarak 1,9 milyar franka geriledi. Buna karşılık uluslararası dijital platformların reklam gelirleri artmaya devam etti. Bu platformlar artık İsviçre’deki tüm medya kuruluşlarının toplamından daha fazla reklam geliri elde ediyor.
Fög araştırmacıları, kaliteli gazeteciliğin geniş kesimler tarafından erişilebilir kalması gerektiğini vurguluyor. Öneriler arasında büyük dijital platformların ve yapay zekâ sağlayıcılarının kullandıkları gazetecilik içerikleri için yayıncılara ödeme yapmasını öngören bir düzenleme de bulunuyor.
Bir diğer öneri ise öğrencilere, çıraklara ve gençlere kamu desteğiyle finanse edilen indirimli dijital abonelik kuponları sağlanması. Böylece gençlerin güvenilir haber kaynaklarına daha kolay erişmesi amaçlanıyor.
Medya içerikleri benzeşiyor
Araştırmada İsviçre medyasının haber kalitesinde geçen yıl hafif bir iyileşme kaydedildiği de belirtiliyor. Özellikle haberlerin önem taşıyan konulara odaklanması ve olayları daha geniş bir çerçevede değerlendirmesi bakımından ilerleme görüldü. Ancak içerik çeşitliliği azalmaya devam ediyor; aynı haberler farklı yayınlarda giderek daha sık yayımlanıyor.
Almanca konuşulan İsviçre’de en büyük üç medya grubunun toplam pazar payı 2017’de yüzde 66 iken 2024’te yüzde 73’e yükseldi. Bu gruplar İsviçre Radyo ve Televizyon Kurumu (SSR), CH Media ve 20 Minuten’in de bağlı olduğu TX Group’u kapsıyor.
Araştırmacılara göre ortaya çıkan tablo, İsviçre’de dezenformasyonla mücadelede güvenilir gazeteciliğin önemini artırırken, bu gazeteciliğin ekonomik olarak sürdürülebilmesini de temel bir sorun hâline getiriyor.
