ZÜRİH– Dietikon Belediye Başkanı Roger Bachmann, şehir merkezinde barbershop, tırnak salonu, nargile kafe ve kebap işletmelerinin artışının “ticari dengeyi bozduğunu” savundu. Belediye, işletmeleri yasaklayamadığı için mülk sahipleri üzerinden daha dengeli bir yapı hedefliyor.
Zürih kantonuna bağlı Dietikon’da şehir merkezinin ticari yapısı, belediye ile farklı işletme sahipleri arasında tartışma konusu oldu. Dietikon Belediye Başkanı Roger Bachmann, şehir merkezinde barbershoplar, tırnak salonları, nargile barlar ve kebap dükkânlarının sayısının arttığını belirterek “ticari karışımın artık doğru olmadığını” söyledi.
Bachmann, bu işletmelerin artışının bazı geleneksel işletmelerin yerini aldığını savunarak şehir merkezinde daha dengeli ve “daha kaliteli” bir ticari yapı hedeflediklerini ifade etti. Belediye, bu durumun sadece şehir estetiğiyle ilgili olmadığını, aynı zamanda şehir merkezinin genel cazibesi ve uzun vadeli ekonomik yapısı açısından da önemli olduğunu belirtiyor.
20 Minuten sitesinin aktardığına göre ayrıca belediye, bazı işletmelerde vergi usulsüzlükleri, yanlış KDV beyanı, vergi kaçırma veya kara para aklama gibi risklerin oluşabileceği ihtimaline de dikkat çekiyor. Bu nedenle şehir yönetimi, doğrudan yasaklama yetkisi olmamasına rağmen mülk sahipleri ve kiraya verenlerle temas kurarak kiralama süreçlerinde daha dengeli bir işletme dağılımı oluşturmayı planlıyor.
Shisha bar işletmecisi ise belediyenin eleştirilerine katılmıyor. Bu tür mekânların özellikle gençler için önemli buluşma alanları sunduğunu, aksi halde insanların Zürih’e gitmek zorunda kalacağını ifade ediyor. Ayrıca şehirde yeterli etkinlik alanı bulunmadığını, kendi işletmesinde Dünya Kupası döneminde izleme etkinlikleri düzenlediğini ancak belediyeden bu yönde bir organizasyon görmediklerini söylüyor. Ona göre şehirdeki işletme artışı “normal bir gelişim” ve nüfus artışıyla doğrudan bağlantılı.
Bir berber işletmecisi ise son on yılda rekabetin ciddi şekilde arttığını, neredeyse her sokakta benzer dükkânlar bulunduğunu ifade ediyor. Bununla birlikte bu durumun tüketiciler için daha fazla seçenek anlamına geldiğini, ancak “şehir görüntüsüne zarar verdiği” görüşünü anlamadığını belirtiyor.
Buna karşılık bazı şehir sakinleri, şehir merkezinin giderek tek tip işletmelere yoğunlaştığını ve bunun özellikle aileler için yeterli sosyal alan bırakmadığını söylüyor. Daha fazla kafe, yeşil alan ve buluşma noktası ihtiyacına dikkat çekilirken, birçok kişinin bu nedenle alışveriş ve sosyal yaşam için çevredeki büyük merkezleri tercih ettiği ifade ediliyor.
