İsviçre’de 1 Ocak’ta yürürlüğe giren yeni ayakta tedavi tarifesi Tardoc, birçok hastaneyi ciddi bir nakit sıkışıklığıyla karşı karşıya bıraktı. Faturalama sistemindeki aksaklıklar nedeniyle bazı kurumlar her ay milyonlarca franklık gelir kaybı yaşıyor ve maaş ödemeleri için bankalardan kredi çekmek zorunda kalıyor.
İsviçre’de Tardoc tarife değişikliği, kağıt üzerinde hazır olmasına rağmen uygulamayı destekleyecek yazılımların birçok hastanede devreye alınamaması nedeniyle beklenmedik bir finansal kriz yarattı. Hastaneler sundukları hizmetleri doğru şekilde faturalandıramıyor, sağlık sigortaları ise eski sistem üzerinden gelen faturaları kabul etmeyerek ödemeleri durduruyor.
Bu durum, bazı kurumlarda her ay milyonlarca franklık boşluk oluşturuyor. Muri Bölge Hastanesi’nden bir yönetici doktor, “Yüksek maaşları geçici olarak yarıya indirmeyi bile tartıştık. Nakit akışı sağlamak için mülk satışını gündeme aldık, ancak vakıf yönetimi personelin bu krizin bedelini ödememesi gerektiğine karar verdi” sözleriyle durumu özetliyor. Maaşlar ödeniyor, ancak nakit sıkıntısını gidermek için bankalardan kredi çekilmek zorunda kalınıyor.
Benzer bir tablo Aarau Kanton Hastanesi için de geçerli. Kurum, her ay yaklaşık 20 milyon franklık gelir kaybı yaşandığını ve bu açığın maaş ödemelerini tehlikeye atabileceğini açıkladı. Yönetim, banka kredilerinin sağlık sistemine gereksiz bir yük bindirdiğini belirtiyor.
Krizin temel nedeni, federal hükümetin Tardoc’un nihai versiyonunu Kasım 2025’te onaylaması olarak gösteriliyor. Yazılım geliştiriciler bu onayı beklediği için uygulama gecikmiş ve hastaneler geçici avans taleplerini sigorta şirketleri ile görüşse de, sigorta birliği Prio.Swiss bu talebi reddetti. Sigortalar, hastanelerin bir yıldan fazla hazırlık süresi olduğunu ve likidite sağlamanın kendi görevleri olmadığını savunuyor.
Son yıllarda teşvik edilen “ayakta tedavi, yatarak tedaviye tercih edilir” politikası, hastanelerin ambulant hizmet hacmini artırdı. Grip dalgası nedeniyle acil servisler dolup taşarken, bu hizmetlerin bir kısmı hâlâ faturalandırılamıyor. Muri Hastanesi’nden bir doktor, “Kimse durumumuzu umursamıyor. En kötü ihtimalle bir hastane eksilir” diyerek durumun ciddiyetini vurguluyor.
Tüm hastaneler aynı ölçüde etkilenmiş değil. Zürih ve Bern üniversite hastaneleri, geçiş sürecine önceden hazırlık yaptıkları için daha az zorlanıyor. Bazıları geçici çözümlerle fatura kesmeye başlamış ve kısa vadede operasyonel risk görmediklerini belirtiyor.
Hastalar açısından ise tedaviler normal şekilde devam ediyor. Ancak hastaneler, kredi maliyetleri yükseldikçe ve yazılım devreye girmedikçe finansal baskının büyüyeceğini belirtiyor.
