BERN– İsviçre’de 2025 yılında hırsızlık suçundan 7 bin 956 kişi hüküm giydi. Bu kişilerin yüzde 80’inden fazlası İsviçre pasaportu taşımıyordu ve hükümlülerin yaklaşık üçte ikisi ülkede sürekli ikamet eden nüfus içinde yer almıyordu.
İsviçre’de 2025 yılında hırsızlık suçundan hüküm giyenlerin büyük bölümünü yabancı vatandaşlar oluşturdu. Federal İstatistik Ofisi’nin verilerine göre geçen yıl toplam 7 bin 956 kişi hırsızlık nedeniyle hüküm giydi.
Bu kişilerin yaklaşık 1.500’ü İsviçre vatandaşıydı. Böylece hırsızlık suçundan hüküm giyenlerin yüzde 80’inden fazlası yabancı pasaport taşıyordu.
Ancak bu rakam, hükümlülerin tamamının İsviçre’de yaşayan yabancılardan oluştuğu anlamına gelmiyor. Verilere göre bu kişilerin yaklaşık üçte ikisi İsviçre’nin sürekli ikamet eden nüfusu içinde bulunmuyor.
Bu gruba İsviçre’de kalıcı olarak yaşamayan kişiler de dahil olabiliyor. Dolayısıyla vatandaşlık verileri, ülkede yaşayan yabancılar ile geçici olarak bulunan veya yurt dışından gelen kişileri birbirinden ayırmadan tek bir toplam ortaya koyuyor.
Hırsızlık suçlarının kapsamı geniş
İsviçre’de suç istatistiklerinde hırsızlık kategorisi yalnızca evlere girilerek yapılan hırsızlıkları kapsamıyor. İş yeri ve konut hırsızlıklarının yanı sıra bisiklet hırsızlığı, yankesicilik ve diğer hırsızlık türleri de bu kategoride değerlendiriliyor.
2024 yılından itibaren İsviçre Suç İstatistikleri Sistemi’nde (SUS) suçlara ilişkin veriler daha ayrıntılı biçimde vatandaşlık bilgileriyle birlikte yayımlanıyor.
Zürih Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden kriminolog Dirk Baier, hırsızlığın İsviçre’de önemli bir suç kategorisi olduğunu ve zaman zaman olduğundan daha az önemli görüldüğünü belirtiyor.
Baier’e göre İsviçre’de kayıt altına alınan suçların yaklaşık üçte ikisini mal varlığına karşı işlenen suçlar oluşturuyor. Bunlar arasında bisiklet hırsızlığı, yankesicilik ve konut hırsızlığı gibi suçlar bulunuyor.
Cezayir ve Romanya vatandaşları dikkat çekiyor
2025 yılı verilerinde bazı yabancı vatandaşlık grupları hırsızlık suçundan hüküm giyenler arasında daha yüksek oranlarda temsil ediliyor.
Özellikle Cezayir ve Romanya vatandaşları dikkat çeken gruplar arasında yer alıyor.
Baier, hırsızlık olaylarında sığınma merkezlerinde kalan bazı kişilerin yanı sıra İsviçre’ye kısa süreliğine gelen ve suç işledikten sonra ülkeyi terk eden “suç turistleri” olarak tanımlanan kişilerin de rol oynadığını belirtiyor.
Ancak bu değerlendirmeler, tüm sığınmacıların veya belirli bir vatandaşlık grubunun suç işlediği anlamına gelmiyor.
SEM: Suç işleyen sığınmacılar küçük bir azınlık
İsviçre Devlet Göç Sekreterliği (SEM), sığınma başvurusunda bulunan kişiler arasındaki suç oranlarına ilişkin değerlendirmelerde önemli bir ayrım yapılması gerektiğini belirtiyor.
SEM’e göre suç işleyen sığınmacılar, tüm sığınmacıların yalnızca küçük bir bölümünü oluşturuyor.
Bununla birlikte makamlar, tekrar tekrar suç işleyen veya ciddi suçlarla bağlantılı kişilere yönelik özel önlemler uyguluyor.
SEM bünyesindeki “Intensivtäter” ekibi, özellikle tekrar tekrar suç işleyen ve hakkında sınır dışı işlemi yürütülen kişilerle ilgileniyor. Yetkililer, mevcut yasal imkânlar çerçevesinde bu kişilerin ülkeden ayrılana kadar tutuklu tutulabilmesini sağlayan süreçleri işletiyor.
Amaç, hakkında sınır dışı kararı bulunan ve tekrar suç işleyen kişilerin İsviçre’de kalmaya devam etmesini engellemek.
Sığınma prosedürleri için yeni düzenlemeler planlanıyor
Federal Konsey de sığınma sistemine ilişkin yeni düzenlemeler üzerinde çalışıyor.
Hükümetin planları arasında sığınma prosedürlerinin daha da sıkılaştırılması ve İsviçre’nin göç ve iltica sistemindeki bazı uygulamaların değiştirilmesi bulunuyor.
Hırsızlık suçlarına ilişkin son istatistikler ise bu tartışmanın önemli başlıklarından biri haline geliyor.
Ancak vatandaşlık verilerinin tek başına suçun nedenlerini açıklamadığına da dikkat çekiliyor. Hükümlülerin ülkede ikamet edip etmediği, yaş, ekonomik ve sosyal koşullar ile suçun niteliği gibi faktörler istatistiklerin değerlendirilmesinde önem taşıyor.
