AARGAU- İsviçre’de doğan bir Türk vatandaşı, 100 bin frankı aşan borçları ve sabıka geçmişi nedeniyle süresiz C oturum iznini kaybetti. Yetkililer kararı “ağır entegrasyon eksikliği” gerekçesiyle verdi. Federal Mahkeme itirazı reddetti.
Aargau kantonunda yaşayan 39 yaşındaki Türk vatandaşı, üç yaşından bu yana sahip olduğu süresiz yerleşim iznini 2021 yılında kaybetti. Kanton Aargau Göç ve Entegrasyon Dairesi, C oturumunu B oturumuna düşürdü. B izni beş yıl süreli olup uzatılabiliyor ancak kişinin geleceği davranışlarına bağlı hale geliyor.
Suçlar ve artan borçlar
Yetkililere göre söz konusu kişi 2001 ile 2018 yılları arasında uyuşturucu yasasını ihlal, basit yaralama ve ehliyetsiz araç kullanma gibi suçlardan 13 kez mahkûm edildi. 2019 sonrasında da yolcu taşımacılığı mevzuatına aykırılık ve haksız menfaat temini gibi suçlar işlendi.
Borç durumu ise daha ağır bir tablo ortaya koydu. 2021 yılında Lenzburg bölgesindeki icra dairesinde 80 bin frankı aşan 66 adet aciz belgesi ve toplamı 60 bin frankın üzerinde 23 açık icra dosyası bulunuyordu. 2024’e gelindiğinde borç miktarı 140 bin frankı aşan 90 aciz belgesine yükseldi. Ayrıca 50 bin frankı aşan 13 açık icra takibi devam ediyordu.
Yetkililer, borçların önemli bölümünün 2019 sonrasında, özellikle sağlık sigortası primleri ve vergi borçları nedeniyle oluştuğunu belirtti. 2018 sonuna kadar C oturum izni yalnızca ağır suçlar halinde iptal edilebiliyordu. Yasal değişiklikle birlikte entegrasyon kriterleri daha sıkı uygulanmaya başlandı.
Uyarıya rağmen değişim görülmedi
Göç Dairesi, kişiye 2014 yılında uyarı verdi. Ancak borçların artmaya devam etmesi üzerine 2021’de C izni geri alındı.
Karara karşı önce kanton idare mahkemesine, ardından İsviçre Federal Mahkemesi’ne başvuruldu. Başvuru sahibi, borçların kasıtlı olmadığını, son yıllarda azaltmak için adımlar attığını savundu. 2021’den bu yana mali işlerini kardeşinin yönettiğini, yeni borçların ise nafaka yükümlülüğü gibi ailevi sorumluluklardan kaynaklandığını belirtti. Ayrıca psikolojik rahatsızlığının mali durum üzerinde etkili olduğunu öne sürdü. Cezanın orantısız olduğunu ve uyarının yeterli olacağını savundu.
Federal Mahkeme ise farklı değerlendirme yaptı. Yabancı bir kişinin kasıtlı, bilinçli ya da ağır ihmal sonucu borçlanması durumunda bunun kendi kusuru sayılacağını vurguladı. Mahkeme, önceki uyarıya rağmen borçların azalmadığını, aksine süreç devam ederken arttığını belirtti. Kararda, “Başvurucu borçlu kalmaya devam etmiş, yeni borçlar oluşmuştur” denildi.
Mahkeme, C izninin B iznine düşürülmesini orantılı buldu ve başvuruyu reddetti. Kararla birlikte, süresiz yerleşim güvencesi sona ermiş oldu.
