İsviçre’nin önde gelen gazeteleri Tages‑Anzeiger ve Neue Zürcher Zeitung, Suriye’nin kuzeydoğusunda Kürtlerin yaklaşık on yıldır sürdürdüğü fiilî özerk yönetim Rojava’nın sona erdiğini yazdı. Haberlere göre Kürtler askerî olarak yenildi, özerk kurumlar tasfiye ediliyor ve bölge Şam’daki yeni merkezi yönetimin kontrolüne giriyor.
Suriye’de Kürtlerin fiilî özerk bölgesi olarak bilinen Rojava, yaklaşık on yılın ardından fiilen sona erdi. İsviçre’nin saygın gazeteleri Tages‑Anzeiger ve Neue Zürcher Zeitung’un 2 Şubat 2026 tarihli haberlerine göre, Kürtlerin askerî ve siyasi gücü çöktü, Suriye Demokratik Güçleri dağıtılıyor ve bölge merkezi hükümete devrediliyor.

Neue Zürcher Zeitung’un Kamışlı’dan aktardığı haberde, Kürtlerin bu yenilgiyi büyük bir hayal kırıklığı ve belirsizlik içinde karşıladığı belirtiliyor. Gazete, Kamışlı’da düzenlenen cenaze törenlerinde hâlâ direniş sloganları atıldığını, ancak sahadaki gerçekliğin bununla örtüşmediğini yazıyor. Kürt yönetimi, askeri lider Maslum Abdi öncülüğünde Şam yönetimiyle bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşma kapsamında Kürt özerk yönetimi feshedilecek, SDF’ye bağlı silahlı güçler dağıtılacak ve bir kısmı Suriye ordusuna entegre edilecek.

NZZ’ye göre bu gelişme, Kürtler için yalnızca askerî bir yenilgi değil, aynı zamanda tarihsel bir dönemin kapanışı anlamına geliyor. Bir süre öncesine kadar ABD desteğiyle Fırat Nehri hattında güçlü konumda olan Kürtler, Amerikan politikasının değişmesiyle kısa sürede yalnız kaldı. Yeni Suriye lideri Ahmed al‑Sharaa’nın 2024 sonunda Şam’da iktidarı ele geçirmesinin ardından dengeler hızla değişti ve Kürtler haftalar içinde topraklarının büyük bölümünü kaybetti.
Tages‑Anzeiger ise Rojava’nın özellikle Arap nüfusun yoğun olduğu bölgelerde yarattığı gerilime odaklanıyor. Gazeteye konuşan Arap aileler, Kürt yönetimi döneminde baskınlar, keyfî tutuklamalar ve ekonomik ihmal yaşandığını anlatıyor. Raqqa ve Deyrizor hattındaki yerleşimlerin, hem iç savaş hem IŞİD saldırıları hem de Kürt yönetimi yıllarının ardından ağır yıkım içinde olduğu vurgulanıyor. Altyapının çöktüğü, yolların ve köprülerin onarılmadığı, petrol gelirlerinin yerel halka yansımadığı ifade ediliyor.

Tages‑Anzeiger’in aktardığına göre, Rojava Kürtler için bir özgürlük alanı olarak görülse de bölgede yaşayan Araplar açısından bu yapı hiçbir zaman gerçek bir ortak yönetim modeli olmadı. Gazete, Rojava’yı idealize eden Batılı çevrelerin aksine, bölgenin fiilen askerî ve otoriter bir sistemle yönetildiğini yazıyor. Kürt yönetiminin, PKK çizgisine yakın kadrolar tarafından kontrol edildiği ve bunun Arap topluluklarla ilişkileri daha da zehirlediği belirtiliyor.

NZZ haberinde ise Kürtler açısından yaşanan çöküşün insani boyutuna dikkat çekiliyor. Kamışlı ve çevresinde çok sayıda Kürt, yeni yönetime güvenmediğini ifade ediyor. Özellikle kadın savaşçılar, İslamcı kökenli yeni iktidar altında haklarını kaybetmekten endişe ediyor. Kadın birliklerinde görev yapan militanlar, Suriye ordusuna entegre edilmenin kendileri için kabul edilemez olduğunu dile getiriyor.
Her iki İsviçre gazetesi de Rojava’nın sona ermesiyle birlikte bölgede yeni bir belirsizlik döneminin başladığı konusunda hemfikir. Şam yönetimi Kürtlerin haklarını koruyacağını açıklasa da sahadaki Kürtler bu vaatlere güvenmiyor. Merkezi hükümetin önceliğinin Şam ve Halep gibi büyük şehirler olduğu, kuzeydoğudaki yoksul ve yıkılmış bölgelerin yine ihmal edilebileceği vurgulanıyor.

Tages‑Anzeiger ve Neue Zürcher Zeitung’un ortak değerlendirmesine göre, Rojava ne Kürtler için kalıcı bir devlet oldu ne de Araplar için adil bir yönetim sundu. On yıllık özerklik deneyi, savaş, dış güçlere bağımlılık ve iç gerilimler nedeniyle çöktü. Kürtler için bu dönem, bir umut olduğu kadar ağır bir hayal kırıklığı olarak tarihe geçti.
Kaynaklar:
