İsviçre’de iltica kurallarının sıkılaştırılması tartışılıyor

BERN– İsviçre’de parlamentonun siyasi kurumlar komisyonu, iltica sisteminde daha kesin ve sınırlayıcı kriterler belirlenmesini öngören yasa değişikliği önerisi sundu. Öneri, özellikle sınır dışı kararlarında hangi durumlarda “orantısızlık” gerekçesiyle işlem yapılamayacağının daha net şekilde tanımlanmasını hedefliyor.

Tasarıya göre, mevcut yasada yer alan ve idareye geniş takdir yetkisi tanıyan açık uçlu ifadelerin kaldırılması planlanıyor. “Örneğin” gibi geniş yorumlamaya açık ifadelerin yerine, sınır dışı işlemlerinin askıya alınabileceği durumların yasa metninde sınırlı şekilde sayılması öngörülüyor. Bu kapsamda yalnızca savaş, iç savaş, yaygın şiddet ve tıbbi acil durumlar gibi belirli koşulların geçerli olacağı belirtiliyor.

Düzenlemenin temel hedefinin, geçici koruma ve geçici kabul statüsünün daha dar bir çerçevede uygulanması ve böylece hem karar süreçlerinin netleştirilmesi hem de sistemdeki mali yükün azaltılması olduğu ifade ediliyor. Öneri, Halk Partisi’nden bir milletvekilinin girişimi üzerine hazırlandı ve ilgili komisyon tarafından tartışmaya açıldı.

Ancak tasarı siyasi çevrelerde ve çeşitli kurumlar arasında derin görüş ayrılıklarına neden oldu. Sosyal Demokrat Parti ve Yeşiller, düzenlemenin bireysel durumların yeterince dikkate alınmasını engellediğini ve özellikle hassas grupların koruma dışında kalabileceğini savunarak teklife karşı çıkıyor. Bu partilere göre, öneri İsviçre’nin insan hakları ve insani gelenekleriyle çelişiyor.

Merkez Parti ise düzenlemeye ilke olarak destek verirken, metnin tek başına yeterli olmadığını ve iltica sisteminin daha kapsamlı bir reforma ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Aynı zamanda daha fazla hukuki netlik sağlanmasının uygulamada faydalı olabileceği görüşünü paylaşıyor.

Sağ popülist Halk Partisi ise düzenlemeyi genel olarak desteklemekle birlikte, mevcut haliyle yetersiz buluyor. Parti, geçici koruma statüsünün tamamen kaldırılması gerektiğini savunarak daha sert bir iltica politikasını gündeme getiriyor.

Yerel yönetimlerin temsil edildiği belediyeler birliği ise önerinin uygulamada netlik sağlayacağını ve belediyelerin üzerindeki yükü azaltabileceğini belirterek değişikliği destekliyor. Buna karşılık kanton adalet ve polis direktörleri konferansı, düzenlemenin hukuki belirsizliği artırabileceği ve süreçleri daha karmaşık hale getirebileceği uyarısında bulunuyor.

Tıbbi ve etik alanlarda faaliyet gösteren kurumlar da düzenlemeye eleştirel yaklaşıyor. Özellikle kronik hastalıklar ve özel bakım gerektiren durumlarda korumanın zayıflayabileceği, bunun hem etik hem de tıbbi açıdan sorunlu olacağı ifade ediliyor.

Rapora göre 2022 ile 2025 yılının Ekim ayı arasında toplam 20 bin 990 kişiye geçici kabul statüsü verildi. Bu vakaların yaklaşık yüzde 18’inde gerekçelerin ayrıntılı olarak kayıt altına alınmadığı, yeni düzenlemenin ise bu tür dosyaları da doğrudan etkileyeceği belirtiliyor.

Güncel haberler