Kadınlar uluslararası barış süreçlerinde hâlâ düşük temsil ediliyor. Barış alanında çalışan isimler, kadınların günlük olarak çatışma ortamlarında barışı desteklemeye devam ettiğini, ancak yüksek düzey müzakerelerde çoğu zaman göz ardı edildiğini belirtiyor.
Geneva Graduate Institute’den Uluslararası İlişkiler profesörü Sara Hellmüller, “Kadınlar şu anda yüksek düzey siyasette ve barış müzakerelerinde tamamen görünmez durumda. Ancak bu yalnızca görünen kısmı. Bizim odaklandığımız konu çok sık ABD Başkanı Donald Trump oldu” diyor. Hellmüller, kadınların medyanın odaklandığı anlaşma ve pazarlık süreçlerinin dışında da aktif olarak barışı desteklediğini ifade ediyor.
Principles for Peace organizasyonu yöneticisi Hiba Qasas ise kadınların arabulucu olarak düşük temsilinin sistematik bir sorun olduğunu vurguluyor. “Geleneksel olarak kadınlar arabulucu olarak daha az görülüyor. Bu, barış süreçlerini anlama biçimimizde yerleşik bir eksikliktir ve kadınlar dışlanmaktadır” diyor. Qasas, barışın yalnızca politik anlaşmalardan ibaret olmadığını, insanların deneyimleyip hissetmesi gereken daha geniş bir kavram olduğunu ekliyor.
Her iki görüş sahibi de, kadınların barış için yaptıkları çalışmaların görünmez olsa da devam ettiğini ve sürdürülebilir barışın sağlanmasında kadınların rolünün kritik olduğunu vurguluyor.
