İSVİÇRE– Birçok kantonda öğrencilerin ve öğretmenlerin başörtüsü takmasını yasaklamaya yönelik girişimler gündemde. Siyasi partiler din özgürlüğü, kadın hakları ve devletin tarafsızlığı konusunda ortak bir çizgide buluşamazken, Müslüman kuruluşları ırkçı olayların arttığı uyarısında bulunuyor.
İsviçre’de okullarda İslami başörtüsünün yasaklanması tartışması giderek büyüyor. Son aylarda birçok kantonda öğrencilerin, öğretmenlerin veya her iki grubun da okulda başörtüsü takmasını yasaklamaya yönelik girişimler başlatıldı. Daha önce minare ve burka yasakları için kampanyalar yürüten Egerkingen Komitesi ise ülke genelinde geçerli olacak yeni bir halk girişimi başlatabileceği uyarısında bulundu.
Tartışmanın merkezinde din özgürlüğü, kişinin kendi yaşamı ve kıyafeti hakkında karar verme hakkı, devlet okullarının tarafsızlığı ve kadın-erkek eşitliği bulunuyor. Ancak başörtüsüne yönelik yasakların Müslüman kadınlara karşı ayrımcılığı artırabileceği endişesi de dile getiriliyor.
Zürih’in başörtülü ilk belediye meclisi üyesi
Tartışmanın öne çıkan isimlerinden biri, 20 yaşındaki Vera Çelik. Sosyalist Parti saflarından Zürih Belediye Meclisi’ne seçilen Çelik, başörtüsü takan ilk belediye meclisi üyesi olarak tanınıyor. Gelecekte ebe olarak çalışmayı hedefleyen Çelik, başörtüsü nedeniyle iş ararken zorluklarla karşılaştığını ve sokakta hakaretlere maruz kaldığını anlatıyor.
Çelik’e göre insanların nasıl giyineceklerine kendilerinin karar verebilmesi okul ortamında da geçerli olmalı. Okulların farklılıkların bir arada bulunduğu yerler olduğunu belirten genç siyasetçi, başörtüsü yasaklarının ileride hastaneler ve parlamentolar gibi diğer kamu kurumlarına da yayılmasından endişe ediyor.
Birçok kantonda yasak girişimleri
Başörtüsü yasağına yönelik girişimler Zürih, Bern, Aargau, St. Gallen, Schaffhausen, Zug ve Solothurn kantonlarında gündeme geldi. Öneriler her kantonda aynı değil: Bazıları öğrencilerin başörtüsü takmasını, bazıları öğretmenlerin dini semboller kullanmasını, bazıları ise her iki grubu da kapsayan yasakları hedefliyor.
Egerkingen Komitesi, küçük yaştaki kız çocuklarının başörtüsü takma konusunda özgürce karar veremeyebileceğini savunuyor. İsviçre Halk Partisi (SVP) milletvekili Therese Schläpfer de 16 yaşından küçük öğrencilerin başörtüsü takmasının yasaklanmasını isteyen bir önerge sundu. Schläpfer, başka kadınların da kendilerini başlarını örtmek zorunda hissedecekleri durumların önüne geçmek istediğini belirtiyor.
Siyasi partiler arasında görüş ayrılığı
Başörtüsü konusunda siyasi partiler içinde de ortak bir tutum bulunmuyor. Sosyalist Parti, genel nitelikteki yasaklara karşı çıkıyor ve bu tür uygulamaların azınlıkların haklarını kısıtlayacağını savunuyor.
Ancak Sosyalist Parti’den İsviçre Parlamentosu’nun üst kanadında görev yapan Franziska Roth farklı bir görüş dile getiriyor. Roth’a göre öğretmenler devleti temsil ettikleri için dini semboller kullanmaktan kaçınmalı ve eğitimde tarafsızlığı güvence altına almalı.
Özgür Demokrat Parti’de (FDP) de konu tartışmalı. Partinin üst kanat milletvekili Andrea Caroni, öğretmenlerle öğrencilerin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor. Caroni, çocukların kıyafetleri konusunda öncelikle ebeveynlerin karar hakkına dikkat çekiyor.
Hukuki açıdan da iki durum arasında ayrım yapılıyor. Haberde aktarılan yargı kararlarına göre, öğretmenlere yönelik bir başörtüsü yasağı belirli koşullarda kabul edilebilir bulunabilirken, İsviçre Federal Mahkemesi öğrencileri genel olarak kapsayan başörtüsü yasaklarını anayasaya aykırı buldu.
Müslüman kuruluşlarından ırkçılık uyarısı
Müslüman kuruluşları, başörtüsü tartışmasının siyasi ve medyatik gündemde yeniden öne çıkmasından endişe duyuyor. İsviçre İslam Kuruluşları Federasyonu Genel Sekreteri Fathima Ifthikar, başörtüsü tartışmalarının yoğunlaştığı dönemlerde özellikle sosyal medyada ırkçı olaylara ilişkin bildirimlerin de arttığını söylüyor.
Federasyon, herkesi kapsayan genel yasaklara karşı çıkıyor. Kuruluş, öğrencilerin ve öğretmenlerin durumlarının kişisel koşullar ve okul ortamı dikkate alınarak ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
İsviçre’deki tartışma böylece iki farklı özgürlük anlayışı arasında şekilleniyor. Yasakları savunanlar, çocukları baskıdan korumayı ve devletin tarafsızlığını güvence altına almayı amaçladıklarını söylüyor. Karşı çıkanlar ise yasakların kişisel özgürlüğü sınırlayabileceğini ve Müslüman kadınları daha fazla ayrımcılığa maruz bırakabileceğini belirtiyor.
