İsviçre’de silah ihracatı tartışması: Halk 29 Kasım’da sandığa gidecek

BERN– İsviçre’de silah ihracatına yönelik kuralların gevşetilmesini öngören yasa değişikliği, 29 Kasım’da halk oylamasına sunulacak. Sol partiler, Evanjelik çevreler ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan ittifak, savaş halindeki ülkelere de silah satışının önünü açabileceğini savunduğu düzenlemeye karşı “hayır” oyu çağrısı yaptı.

İsviçre’de Sosyal Demokrat Parti (SP), Yeşiller, Evanjelik çevreler ve sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu ittifak, silah ihracatı kurallarını gevşetmeyi öngören yasa değişikliğine karşı kampanya başlattı. Referandum için 58 bin 767 geçerli imza toplayan ittifak, 29 Kasım’da yapılacak halk oylamasında düzenlemenin reddedilmesini istiyor.

Yeni düzenleme neyi değiştirecek?

Mevcut kurallara göre İsviçre, savaş halindeki ülkelere ve insan haklarını ihlal eden devletlere silah ihracatını sınırlandırıyor. Yeni düzenlemeyle birlikte, aralarında 36 Batılı ülkenin bulunduğu bir grup devlete silah satışı kolaylaştırılabilecek. Alıcı ülke silahlı bir çatışmaya dahil olsa bile belirli koşullarda İsviçre yapımı silahların teslim edilmesi mümkün olabilecek.

İnsan haklarını ağır ve sistematik biçimde ihlal eden ülkelere yönelik yasaklar ise korunacak. Federal Hükümet ayrıca tarafsızlığın tehlikeye girebileceğini veya İsviçre’nin güvenlik çıkarlarının zarar görebileceğini düşünürse veto yetkisini kullanabilecek.

Değişiklik, satın alınan silahların başka ülkelere yeniden ihraç edilmesine ilişkin kuralları da gevşetiyor. Bununla birlikte hükümet, belirli durumlarda silahların alıcı ülkede kalmasını güvence altına alabilecek. Ukrayna ise öngörülen kolaylıkların dışında tutuluyor.

“İsviçre silahları başka çatışmalarda kullanılabilir”

Düzenlemeye karşı çıkan Sosyal Demokrat Parti milletvekili Fabian Molina, hükümetin verdiği güvencelerin yeterince açık olmadığını savundu. Molina’ya göre yeni kurallar, İsviçre’de üretilen silahların üçüncü ülkeler üzerinden Suudi Arabistan veya Çin gibi ülkelere ulaşması ya da Sudan ve Lübnan gibi çatışma bölgelerinde kullanılması riskini artırabilir.

Evanjelik milletvekili Marc Jost da değişikliğin siyasi kurumlara duyulan güveni zedeleyebileceğini belirtti. Jost, 2022’de yürürlüğe giren mevcut düzenlemenin bir uzlaşmayla oluşturulduğunu hatırlatarak koruyucu kuralların kısa süre sonra gevşetilmesini eleştirdi.

İnsan hakları ve siviller üzerindeki etkiler gündemde

Yeşiller Partisi Başkanı Lisa Mazzone, yasa değişikliğine karşı çıkarak savaşlardan ve iç çatışmalardan ekonomik kazanç sağlanmasını etik açıdan savunulamaz bulduğunu söyledi. Mazzone, İsviçre silah sanayisine sağlanacak kolaylıkların gerekli olmadığını savundu.

Caritas İsviçre ve Uluslararası Af Örgütü temsilcileri de silah ihracatının yalnızca ekonomi ve güvenlik politikasıyla sınırlı olmadığını vurguladı. Bu kararların sivillerin hayatını, zorunlu göçü ve mülteci hareketlerini doğrudan etkileyebileceğine dikkat çektiler.

İsviçre Katolik Piskoposlar Konferansı bünyesindeki Justitia et Pax komisyonunun temsilcisi Robert Unteregger ise Ukrayna’nın yeni düzenlemedeki kolaylıklardan yararlanamayacak olmasını eleştirdi. Uluslararası Af Örgütü temsilcisi Alicia Giraudel de hükümete daha geniş takdir yetkisi verilmesinin İsviçre’nin insan hakları ve uluslararası hukuk konusundaki güvenilirliğini zayıflatabileceğini savundu.

 

Güncel haberler