İsviçre Parlamentosu’nun kış oturumunda kabul ettiği silah ihracatını gevşetme kararı, Almanya açısından sınırlı bir anlam taşıyor. Berlin, Federal Konsey’e tanınan veto yetkisi nedeniyle planlama güvenliğinin hâlâ sağlanmadığını belirtiyor.
İsviçre Parlamentosu’nun kış oturumunda kabul ettiği silah ihracatına yönelik yasal gevşeme, Almanya için somut bir değişiklik yaratmadı. Almanya’nın Bern Büyükelçisi Markus Potzel, Federal Konsey’e tanınan veto yetkisi nedeniyle belirsizliğin sürdüğünü söyledi.
Potzel, Neue Zürcher Zeitung’a verdiği röportajda, Federal Konsey’in veto hakkını nasıl ve hangi kriterlere göre kullanacağının bugün itibarıyla net olmadığını belirtti. Bu durumun Almanya açısından ciddi bir sorun yarattığını ifade eden Potzel, Berlin’in İsviçre’den satın aldığı silahlar üzerinde gerçekten serbestçe tasarruf edebileceğine dair hâlâ bir garantiye sahip olmadığını vurguladı.
Alman büyükelçiye göre, özellikle güvenlik risklerinin arttığı dönemlerde devletler için planlama güvenliği hayati önem taşıyor. Potzel, yalnızca silah satın almanın değil, ihtiyaç duyulduğu en kritik anlarda tedarikin devam etmesinin de belirleyici olduğunu söyledi. Satın alınan savaş malzemeleri üzerinde tam tasarruf hakkına sahip olmanın Almanya için temel bir kriter olduğu kaydedildi.
Röportajda, olası bir NATO savunma durumu da gündeme geldi. Almanya’nın bir ittifak yükümlülüğü kapsamında diğer NATO ülkelerine askeri destek vermesi halinde, İsviçre’nin tarafsızlık hukuku gerekçesiyle Almanya’ya silah tedarikini durdurmak zorunda kalabileceği belirtildi. Potzel, bu nedenle giderek daha fazla İsviçreli savunma sanayi şirketinin Almanya ve diğer müttefik ülkelerde üretim kapasiteleri kurduğunu ifade etti. Şirketlerin bu yolla savaş malzemeleri ve tarafsızlık hukukundan kaynaklanan kısıtlamaları aşmaya çalıştığı aktarıldı.
İsviçre’de kabul edilen yeni düzenleme, ülke içinde de tartışmalara yol açmış durumda. Mevcut yasaya göre, İsviçre menşeli savaş malzemelerinin iç veya uluslararası çatışmalara karışmış ülkelere ihracatı yasak. Yeni yasa tasarısıyla birlikte, İsviçreli savunma sanayi şirketlerinin silahlı çatışma içinde olan 25 Batılı ülkeye ihracat yapabilmesinin önü açılıyor. Ancak bu ihracatlarda Federal Konsey’in veto yetkisi bulunuyor.
Söz konusu düzenlemeye karşı, Sosyal Demokrat Parti, Yeşiller, Evanjelik Halk Partisi, ordu karşıtı gruplar ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu bir ittifak ocak ayı başında referandum sürecini başlattı. İttifak, özellikle Federal Konsey’e verilen veto yetkisine karşı çıkıyor. Referandumun tanıtımı sırasında konuşan Bernli EVP Ulusal Meclis Üyesi Marc Jost, Federal Konsey’in tek başına karar verici konumuna getirilmesini eleştirerek, bu durumun silah ihracatında denetimi zayıflatacağı uyarısında bulundu.
