Yarım asrı aşkın süre önce İsviçre’de Tibetli mülteci ailelerinden alınarak başka ailelere veya bakım evlerine yerleştirilen çocukların yaşadığı ayrılık travması yeniden gündeme geldi.
İsviçre’de 1960’lı ve 1970’li yıllarda Tibet’ten gelen mülteci ailelerin bazı çocuklarının ailelerinden alınarak başka ailelere veya bakım evlerine yerleştirilmesi olayı, yıllar sonra yeniden tartışma konusu oldu. O dönemde Swisstransplant ve Kızılhaç gibi kurumların desteklediği yerleştirme uygulamalarının tarihsel boyutu inceleniyor.
Tibet asıllı İsviçreli Tara Lhamo, üç yaşındayken annesiyle birlikte ülkeye geldikten kısa süre sonra çocuklarının zorla ayrıldığını ve farklı yerlere yerleştirildiğini belirtiyor. Lhamo’nun kız kardeşiyle birlikte anneden koparılarak farklı şehirlerde bakım evlerine gönderildiği, annenin ise çalışmak zorunda bırakıldığı belgelerle ortaya konuyor.
Olayların arka planında, dönemin mülteci politikaları ve toplumun beklentileri yer alıyor. Bazı İsviçreli aileler, “Tibetli bir çocuk” sahiplenmeyi bir statü göstergesi olarak görmüş; bu durum ailelerin çocukları sahiplenme isteğini artırmıştı.
Olayın günümüzde yeniden gündeme gelmesinin ardından, İsviçre Kızılhaç’ı vakayla ilgili iç araştırma başlatıyor. Kurum, ilgili arşivlerin inceleneceğini ve olayın tüm boyutlarının ortaya konacağını belirtti.
Tara Lhamo, yaşadığı travmayı yıllar sonra gündeme getirerek hem tarihsel bir adalet arayışında olduğunu hem de o dönemde yaşanan uygulamaların eleştirilmesi gerektiğini vurguluyor