Oturum izni C’ye sahip yabancıların polis teşkilatında görev alması, İsviçre kantonlarında olduğu gibi Ticino’da da kamuoyunu ve siyaseti ikiye ayırıyor.
İsviçre’de oturum izni C’ye sahip yabancıların polis teşkilatında görev alıp alamayacağına ilişkin tartışma sürüyor. Konu, Ticino kantonunda da kamuoyunda farklı görüşlerin dile getirilmesine yol açtı.
Sokak röportajlarında bazı yurttaşlar, polislik mesleğinin yalnızca İsviçre vatandaşlarına ait olması gerektiğini savunuyor. “Polis yüzde yüz İsviçreli olmalı” görüşü, özellikle güvenlik ve devlet otoritesi vurgusuyla öne çıkıyor. Bu görüşü savunanlar, üniforma taşıyan kişilerin mutlaka İsviçre vatandaşı olması gerektiğini dile getiriyor.
Buna karşılık, oturum izni C’ye sahip yabancıların polislik yapmasına olumlu bakanlar da bulunuyor. Destekleyenler, bu kişilerin uzun süredir İsviçre’de yaşadığını, topluma entegre olduğunu ve gerekli eğitimi almaları halinde bu görevi üstlenebileceklerini savunuyor. “Permesso C, bu toplumun parçası olma iradesini gösterir” görüşü sıkça dile getiriliyor.
Tartışma yalnızca Ticino ile sınırlı değil. Basel-Landschaft kantonunda konu halkoyuna götürülmeye hazırlanılırken, Basel-Stadt, Schwyz, Neuchâtel, Jura ve Graubünden kantonlarında oturum izni C’ye sahip kişilerin polis teşkilatında görev almasına halihazırda izin veriliyor. Bu uygulamanın, özellikle personel eksikliğini gidermek amacıyla benimsendiği belirtiliyor.
Konuya olumlu yaklaşanlar, adayların sabıka kaydının temiz olması ve kantonla güçlü bağlara sahip bulunması gerektiği konusunda birleşiyor. Muhalifler ise kamu güvenliğinin ulusal kimlikle doğrudan bağlantılı olduğunu savunarak bu değişikliğe mesafeli duruyor.
Yabancıların polis teşkilatına kabulü, İsviçre genelinde hem siyasi partiler hem de kamuoyu nezdinde tartışılmaya devam ediyor.
