VAUD– KURD-UNIL’in organizasyonuyla gerçekleşen konferansta, Rojava’nın siyasi modeli, bölgedeki güncel krizler ve uluslararası dayanışma ele alındı
Lozan Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Lozan Üniversitesi Kürt Öğrenciler Derneği (KURD-UNIL) tarafından düzenlenen “Rojava ve Ortadoğu için Alternatifler” konferansı, bölgenin çok katmanlı krizlerini ve Kürt deneyimini masaya yatırdı. Etkinlik, akademisyenler, saha gözlemcileri ve aktivistlerin katılımıyla gerçekleşti.
Rojava’nın siyasi deneyimi ve günlük yaşam üzerindeki etkiler
Konuşmacı Rüştü Demirkaya, Rojava’yı sadece coğrafi bir alan olarak değil, aynı zamanda tarihsel ve politik bir deneyim alanı olarak tanımladı. Demirkaya’ya göre, savaş, abluka ve ekonomik ambargolar, bölge halkının günlük yaşamını doğrudan şekillendiriyor. Rojava’daki yerel konseyler, komünler ve kadınlara özel kurumlar, toplumsal çoğulculuğu ve demokratik katılımı destekleyen en somut mekanizmalar olarak öne çıkıyor.
Tarihsel bağlamı vurgulayan Demirkaya, Kürtlerin Suriye’de uzun yıllar vatandaşlık ve politik haklardan dışlandığını ve bu durumun alternatif siyasi yapıların doğmasına yol açtığını söyledi. Rojava’nın üç temel eksen üzerine inşa edildiğini belirtti: tabandan örgütlenme ve yerel yönetim, kadın özgürlüğü ve savaş koşullarında siyasi çoğulculuğu sürdürme kapasitesi. Ancak bu sürecin savaş ve ekonomik kısıtlar nedeniyle kırılgan olduğunu ifade etti.
Avrupa’daki dayanışmanın önemi
KURD-UNIL üyesi Ruken Azik, Avrupa’da düzenlenen eylem ve etkinliklerin, Rojava halkı için yalnızca moral değil, aynı zamanda uluslararası bir destek ve görünürlük sağladığını belirtti. Azik, 6 Ocak’ta başlayan yeni çatışma dalgasının Halep, Reqa ve Dêrazor hattında bölgesel güç dengelerini etkilediğine dikkat çekti.
Sürekli evrilen bir süreç ve uluslararası perspektif
Rojava’dan dönen aktivist Julien Berthod, yerinden edilen binlerce sivilin yaşadığı zorlukları aktardı ve Avrupa’daki enternasyonalist dayanışmanın bölge halkına moral verdiğini vurguladı. Berthod, yeni Suriye yönetiminin sivil halka yönelik baskı ve ekonomik taleplerine de değindi.
Prof. Joseph Daher ise Suriye’nin yeni yönetiminin azınlıklar ve Kürtler üzerindeki politikalarını analiz etti. Türkiye ve ABD’nin bölgedeki müdahalelerinin, Kürtlerin politik haklarını sınırlamaya devam ettiğini belirtti. Daheri’e göre, sözde bazı hakların tanınması pratikte ciddi eksiklikler barındırıyor; örneğin azınlıkların güvenlik, eğitim ve siyasi temsil alanlarında hâlâ kapsamlı hak ihlalleri yaşanıyor. Ayrıca Daher, Rojava’daki toplumsal ve siyasal deneyimin yalnızca bölge için değil, uluslararası demokrasi ve dayanışma perspektifi için de önemli bir model teşkil ettiğini vurguladı.
Konferans, Rojava’nın sabit bir model değil, sürekli değişen ve evrilen bir siyasi süreç olduğunu vurgulayarak sona erdi.(ANF)
