İsviçre’de aile içi şiddet olayları her yıl yüzlerce kişiyi etkiliyor. 2024 yılında partner ilişkilerinde 19 kişi hayatını kaybetti; ancak istatistikler, görünenden çok daha fazla şiddet vakası yaşandığını ortaya koyuyor.
Luzern Kriminal Mahkemesi’nde görülen dava, Anna Meier’in yaşadığı ağır şiddeti gözler önüne serdi. İtalya’da tanıştığı Sorin Puglia ile başlayan ilişki, 2023 sonunda Puglia’nın Meier’in yanına taşınmasıyla kontrolden çıktı. İşsiz ve Meier’in maddi desteğine bağımlı olan Puglia, kısa sürede agresif ve kontrolcü davranışlar sergilemeye başladı.
Mahkeme belgelerine göre Puglia, Meier’e fiziksel saldırıda bulundu; ayak bilekleri ve dizlerine vurdu, başına ve omurgasına yumruk attı, yerdeyken kasık bölgesine tekme atıp cinsel ilişkiye zorladı. Meier, Nisan 2024’te ilişkisini sonlandırıp ailesinin yanına sığındı, ancak Puglia evden çıkmayı reddetti ve aylarca tehdit mesajları gönderdi. Savcılığa göre 400’den fazla mesajın bir kısmı açık ölüm tehditleri içeriyordu. Ağustos 2024’te Puglia’nın bahçede Meier, babası ve bir tanıdığını makas ve balyozla beklediği iddia edildi; Ekim ayında polis tarafından gözaltına alındı.
Mahkemede suçlamaları reddeden Puglia’nın iddiaları, Meier’in tutarlı ifadeleri ve komşuların tanıklıklarıyla çürütüldü. Puglia’nın geçmişte İtalya’da şiddet ve cinsel suçlardan hapis yatmış olması da karar üzerinde etkili oldu.
Mahkeme, Puglia’yı tecavüz, cinsel zor kullanma, basit yaralama, çoklu tehdit ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından suçlu buldu. Sanığa 3 yıl 2 ay hapis ve 10 yıl İsviçre’den sınır dışı edilme kararı verildi. Karar henüz kesinleşmedi; savunma itiraz edeceğini açıkladı, bu nedenle sanık hakkında masumiyet karinesi devam ediyor.
Uzmanlar, aile içi şiddetin çoğu zaman görünmediğini ve çevrenin duyarlılığının belirleyici olduğunu vurguluyor. Komşuların müdahalesi, Meier’in yaşadığı şiddetin ortaya çıkmasında kritik rol oynadı.
