Mahkeme kararı sonrası istihbaratta düzenleme

Federal İdare Mahkemesi’nin sınır ötesi radyo ve kablo istihbaratının anayasa ve insan haklarına aykırı olduğuna hükmetmesinin ardından, Federal İstihbarat Servisi beş yıl içinde yasal düzenleme yapacağını ve uygulamayı bu çerçevede düzelteceğini bildirdi.

İsviçre Federal İstihbarat Servisi, ülke sınırları dışına uzanan radyo ve kablo istihbaratı faaliyetlerinde topladığı verilerle ilgili mahkeme kararına uyacağını açıkladı. Kurum, İsviçreli telekomünikasyon şirketleri üzerinden büyük miktarda veriyi toplayarak analiz ediyor ve bunu ülke güvenliği gerekçesiyle yürütüyordu.

Federal İdare Mahkemesi, geçen yılın sonunda verdiği kararda, söz konusu sınır ötesi istihbarat faaliyetlerinin Federal Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile uyumlu olmadığına hükmetti. Mahkeme, bu eksikliklerin beş yıl içinde giderilmesini ya da istihbarat faaliyetlerinin durdurulmasını istedi.

Federal İstihbarat Servisi, kararı Federal Mahkeme’ye taşımayacağını ve gerekli düzenlemeleri yapacağını duyurdu. Kurumdan yapılan açıklamada, özellikle toplanan verilerin kötüye kullanımına karşı korumanın güçlendirileceği ve yalnızca “gerekli ve doğru” verilerin işleneceği belirtildi. Gazeteciler ile kaynakları arasındaki iletişim ve avukat müvekkil görüşmeleri gibi özel koruma gerektiren haberleşmenin daha güçlü biçimde güvence altına alınacağı ifade edildi.

Servisin iletişim sorumlusu Linda von Burg, kararın kurum açısından bir fırsat olduğunu belirterek, halihazırda devam eden İstihbarat Yasası revizyonu kapsamında bu düzenlemelerin yapılacağını söyledi. Von Burg’a göre, devam eden iki revizyon paketine ek olarak üçüncü bir paket hazırlanacak ve böylece mevcut çalışmalar geciktirilmeden uyum sağlanacak. İlk paketin Federal Konsey tarafından yakında parlamentoya sunulması beklenirken, siber tehditlere odaklanan ikinci paketin istişare sürecinin önümüzdeki yıl başlaması planlanıyor.

Öte yandan karara itiraz eden ve davayı açan Dijital Toplum Derneği yönetim kurulu üyesi ve temel haklar avukatı Viktor Györffy, söz konusu eksikliklerin giderilmesinin mümkün olup olmadığı konusunda ciddi şüpheleri olduğunu söyledi. Györffy, kitlesel gözetimin doğası gereği suça karışmamış kişilerin verilerini de topladığını ve bunun temel hak ihlallerine yol açtığını vurguladı. Ayrıca avukatlık gizliliği ve gazetecilerin kaynak korumasının bu tür bir sistem içinde nasıl güvence altına alınabileceğinin belirsiz olduğunu dile getirdi.

Györffy, beş yıl boyunca mevcut uygulamanın sürdürülmesini dahi sorunlu bulduğunu belirterek, eksiklikler giderilmezse gözetim faaliyetlerinin derhal durdurulması gerektiğini ifade etti. Federal İstihbarat Servisi ise, mahkemenin tanıdığı sürenin yeterli olacağı ve ülke güvenliği gerekçesiyle gözetimin devam etmesi gerektiği görüşünde.

Diğer haberler

Cenevre’de Hells Angels–Bandidos davası başladı: Güvenlik önlemleri üst seviyede

Kuzey ışıkları İsviçre semalarını aydınlattı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir