BERN– İsviçre Sosyalist Partisi, Bienne’de düzenlenen genel kongresinde Suriye’ye ilişkin kapsamlı ve bağlayıcı bir karar kabul etti. Oybirliğiyle geçen metinde, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara tepki gösterildi ve Federal Konsey’e “Rojava’yı ve demokratik modelini koruyun” çağrısı yapıldı.
Sozialdemokratische Partei der Schweiz (İsviçre Sosyal Demokrat Parti/Sosyalist Parti), genel kongresinde Suriye gündemini ele aldı. “Suriye’de sivil halkın korunması, azınlık hakları ve perspektifli bir siyasi çözüm” başlıklı karar tasarısı, delegelerin tamamının oyuyla kabul edildi.
Kararda, Suriye Geçiş Hükümeti güçlerinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik operasyonlarının bölgedeki istikrarı bozduğu ve insani krizi derinleştirdiği belirtildi. Özellikle Halep’te Kürtlerin yoğun yaşadığı mahallelerde çatışmaların arttığı, on binlerce kişinin yerinden edildiği ve siviller arasında ölü ile yaralıların bulunduğu kaydedildi.
Suriye Demokratik Güçleri ile Geçiş Hükümeti arasında imzalanan ateşkes anlaşmasının son derece kırılgan olduğu ifade edilen metinde, azınlıkların güvenliğinin garanti altında olmadığı ve insani yardım erişiminin ciddi biçimde kısıtlandığı vurgulandı. Kobanê’nin hâlâ kuşatma altında olduğu ve güvenli bir insani koridorun bulunmadığı da kararda yer aldı.
Kongrede yapılan konuşmalar
Karar tasarısı öncesinde söz alan SP Göçmen Departmanı Eşbaşkanı Sinem Gökçen, İsviçre Kürt Kadın Hareketi temsilcisi Özen Aytaç ve SP Federal Parlamento Milletvekili Valérie Piller Carrard, bölgedeki saldırıların yarattığı insani tabloya dikkat çekti.
Konuşmalarda, Rojava’daki demokratik özerk yönetim modelinin kadın özgürlüğü, yerel demokrasi ve halkların birlikte yaşamı açısından yalnızca Suriye için değil, bölge genelinde önemli bir alternatif sunduğu ifade edildi. Suriye’nin yeniden merkeziyetçi ve radikal unsurların etkisinde bir yapıya sürüklenmesinin kabul edilemez olduğu belirtildi.
Genel kurul sırasında açılan “Rojava ile dayanışma” pankartının arkasında partinin eş genel başkanı Cédric Wermuth da yer aldı. Bu görüntü, karar metnine verilen desteğin sembolik bir ifadesi olarak değerlendirildi.
İsviçre’ye özel sorumluluk vurgusu
Kararda, İsviçre’nin insani diplomasi geleneği, Cenevre Sözleşmeleri’nin depoziter devleti olması ve sivil barış inşasındaki rolü nedeniyle özel sorumluluk taşıdığı ifade edildi. Federal Konsey’in Aralık 2025’te parlamentodan aldığı “Suriye’de etnik ve dini azınlıkların korunması” yönündeki yetkinin gecikmeden uygulanması istendi.
Federal Konsey’den talep edilen adımlar
SP’nin oybirliğiyle kabul ettiği kararda Federal Konsey’den şu somut adımlar talep edildi:
İsviçre’nin hem ikili ilişkilerde hem de uluslararası kuruluşlar nezdinde Suriye’de sivillerin ve etnik ile dini azınlıkların korunması için kararlı diplomatik girişimlerde bulunması
Ateşkesin uygulanmasının ve ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin güvenli geri dönüş hakkının uluslararası toplum tarafından denetlenmesinin desteklenmesi
İnsani yardımın artırılması; tıbbi bakım, su, gıda, barınma, psikososyal destek ve kış yardımı alanlarında desteğin genişletilmesi
Yardım kuruluşlarının bölgeye engelsiz erişiminin güvence altına alınması ve Kobanê’de kuşatmanın sona erdirilmesi için diplomatik girişim başlatılması
Sivil altyapıya yönelik saldırılar dahil olmak üzere ihlallerin araştırılması ve sorumluların yargılanmasının talep edilmesi
İnsan hakları, eğitim, sağlık, kadın hakları ve gençlik alanında faaliyet gösteren sivil yapılara desteğin artırılması
Kuzey ve Doğu Suriye ile dayanışmanın somutlaştırılması; Rojava’nın özerk ve yerel demokratik yapısının korunmasına yönelik diplomatik ve insani desteğin güçlendirilmesi
Kongrede oybirliğiyle kabul edilen karar, partinin Rojava konusundaki tutumunu net biçimde ortaya koyarken, İsviçre hükümetine Suriye dosyasında daha aktif ve görünür bir rol üstlenme çağrısı niteliği taşıdı.
