İSVİÇRE– İsviçre’deki Ukraynalı mültecilere yönelik dayanışma, ülke için önemli bir sınav oluyor. 2022’den bu yana binlerce kişiye bürokrasiye takılmadan hızlı koruma sağlandı. Ancak mültecilerin yaklaşık üçte ikisi hâlâ iş bulabilmiş değil ve maliyetlerin artması bekleniyor.
2027’den itibaren ilk Ukraynalı mülteciler, İsviçre vatandaşlarıyla aynı sosyal yardımları alacak. Bu değişiklik, kantonlar ve belediyeler için ek 300 milyon franklık mali yük anlamına geliyor.
Mevcut yasaya göre, “S” statüsünde koruma sağlanan kişiler beş yılın sonunda “B” oturma izni alacak. Böylece 2027’den itibaren bu mülteciler, İsviçre vatandaşlarına sağlanan sosyal yardımlara eşit haklara sahip olacak. Ancak ödenecek miktar, halihazırdaki destekten daha yüksek olacak.
Kantonlar arasında farklılık gösteren yardımlar, bir kişi için temel ihtiyaçları karşılamaya yönelik olarak aylık yaklaşık 1.100 frank seviyesinde öneriliyor. Örneğin Bern kantonunda “S” statüsündeki bir kişi, şu anda toplu konutta yaşıyorsa yaklaşık 700 frank alıyor.
Yaklaşık 30.000 Ukraynalı, gelecek yıl bu yeni düzenlemeye geçecek. İsviçre Sosyal Hizmet Kurumları Konferansı (COSAS) verilerine göre, bu durum kantonlar ve belediyeler için en az 300 milyon frank ek maliyet yaratacak. Federal katkı beş yıl ile sınırlı tutulduğu için destek toplamı kısıtlanmış olacak.
Siyasi çevrelerde endişeler sürüyor. Harcamaların artması, yerel vergi yüklerinin yükselmesi ve işgücü piyasasına girişin caydırılması olasılığı tartışılıyor. Bazı yasama önerileri, S statüsünden B iznine geçişi engellemeyi ya da çıkış stratejileri belirlemeyi amaçlıyor. Diğer öneriler ise çalışanların üç yılın sonunda B izni almasını kolaylaştırmayı öngörüyor.
İsviçre’de hâlihazırda yaklaşık 72.000 Ukraynalı mülteci yaşıyor. 2024’te bunların yüzde 80’i sosyal yardım alıyordu; bu oran 2027’de yüzde 64’e düşebilir. Şu anda yalnızca yüzde 36’sı çalışıyor. COSAS’a göre entegrasyon zaman alıyor ve yardım ile dil kurslarının kısıtlanması süreci olumsuz etkileyebilir.
Yetkililer, yeni düzenlemeleri sonbahara kadar değerlendirecek. Sosyal kuruluşlar, entegrasyonu ve işgücüne katılımı desteklemek için pratik çözümler ve beş yılın sonunda istikrarlı oturma hakkı talep ediyor. Bu arada Almanya, Norveç ve Polonya gibi diğer Avrupa ülkeleri yeni gelen mültecilere sağlanan yardımları kısıtlamış durumda.
