VAUD– Vaud kantonunda 30 yaşındaki bir erkek, 2009-2018 yılları arasında çevresindeki bazı kişilere yönelik psikolojik ve fiziksel istismarda bulunmakla suçlanıyor. Renens’te başlayan davada mağdurlar, yıllarca süren baskı ve şiddetin hayatlarında ciddi izler bıraktığını anlattı.
Savcılığın suçlamalarına konu olan olayların, sanığın Moudon’daki yaklaşık 30 metrekarelik dairesinde yaşandığı belirtiliyor. Bazı dönemlerde aynı evde yaklaşık 10 kişinin kaldığı, grubun burada birlikte yaşadığı ve uyuşturucu kullanımının da yaygın olduğu ifade ediliyor.
Mağdurlar yıllar sonra konuştu
Mahkemede yaklaşık 15 mağdur ve mağdur yakınları hazır bulundu. “Samaël” adını kullandığı belirtilen sanığın, oluşturduğu topluluk içinde katı kurallar koyduğu ve bu kurallara uymadığını düşündüğü kişilere yönelik şiddet uyguladığı öne sürüldü.
İddialara göre mağdurlar arasında hem erkekler hem de kadınlar bulunuyordu. Bazı kadınların maruz kaldığı istismarın cinsel boyutunun da olduğu savcılık dosyasında yer alıyor.
Mağdurların bir bölümünün olayların ardından sosyal ve mesleki çevrelerinden uzaklaştığı, aile ilişkilerinin bozulduğu ve bazılarının uyuşturucu bağımlılığı geliştirdiği belirtildi.
16 yaşındaki genç kızın hayatı değişti
Duruşmada mağdurlardan birinin annesi de kızının yaşadıklarını anlattı. Olaylar sırasında 16 yaşında olan genç kızın, sanığa aşık olduğu ve bu durumun ardından giderek çevresinden uzaklaştığı ifade edildi.
Anne, kızının sanıkla tanışmasının ardından kilo verdiğini, okulu bıraktığını ve ağır kaygı sorunları yaşamaya başladığını söyledi. Aile, genç kızın yeniden hastaneye kaldırılmasının ardından duruma müdahale etti.
Anne, kızının yaşadığı süreci anlatırken başlangıçta durumun ciddiyetini anlayamadığını belirtti.
Sanığın ailesinden farklı değerlendirme
Sanığın babası ise söz konusu daireyi, toplumdan dışlanan kişilerin bir araya geldiği bir tür “sığınak” olarak tanımladı. Evdeki yaşamın alışılmış düzenin dışında ve kaotik olduğunu söyledi.
Davanın ilk duruşma gününde ayrıca sanık hakkında hazırlanan psikiyatrik raporlar mahkemeye sunuldu. Uzmanların sanıkta halüsinasyon tespit etmediği belirtildi. Bu nedenle “Samaël” adının kullanılmasının psikiyatrik bir durumdan ziyade karanlık bir persona veya tercih olduğu değerlendirildi.
Dava, mağdurların ifadelerinin ve uzman raporlarının mahkeme tarafından değerlendirilmesiyle devam edecek.
