Dünya Ekonomik Forumu’nun Davos’taki açılışı öncesinde Oxfam tarafından yayımlanan rapor, küresel servet eşitsizliğinin derinleştiğini ortaya koydu. Rapora göre en zengin 12 kişi, dünya nüfusunun en yoksul yarısından daha fazla serveti elinde bulunduruyor.
İnsani yardım ve kalkınma örgütü Oxfam, Dünya Ekonomik Forumu’nun Davos’ta başlamasıyla eş zamanlı olarak yayımladığı raporda, küresel ölçekte milyarder sayısının artmaya devam ettiğini ve bu grubun servetinin hızla büyüdüğünü bildirdi. Rapora göre dünya genelinde yaklaşık 3 bin milyarder, 2024 yılı itibarıyla toplam 18,3 trilyon ABD doları tutarında servete sahip. Bu miktar yaklaşık 14,6 trilyon İsviçre frangına karşılık geliyor.
Oxfam’ın verilerine göre milyarderlerin toplam serveti 2020 yılından bu yana enflasyondan arındırılmış olarak yüzde 80’in üzerinde arttı. Aynı dönemde dünya nüfusunun neredeyse yarısının yoksulluk koşullarında yaşamaya devam ettiği vurgulandı. Raporda kullanılan veriler, Forbes’un milyarder servet tahminleri ile Dünya Bankası ve UBS Dünya Servet Raporu gibi kaynakların bir araya getirilmesiyle oluşturuldu.
Oxfam, 2024 yılında milyarderlerin servetinin yaklaşık yüzde 16 oranında arttığını, bunun önceki yılların ortalamasının üç katına karşılık geldiğini açıkladı. Bu artışla birlikte en zengin 12 kişinin sahip olduğu toplam servetin, dünya nüfusunun en yoksul yarısını oluşturan dört milyardan fazla insanın toplam varlığını geçtiği kaydedildi.
Raporda yer alan hesaplamalara göre dünyanın en zengin kişisi Elon Musk, ortalama bir insanın bir yılda kazandığı geliri dört saniyede elde ediyor. Oxfam’ın değerlendirmesine göre Musk’ın servetinin azalabilmesi için her saniye 4 bin 500 dolardan fazla bağış yapması gerekiyor. Raporda ayrıca, dünyanın en zengin dört erkeğinin toplam servetinin dünyadaki tüm sığırların toplam değerinden daha fazla olduğu, milyarderlerin yüz milyarlarca dolarlık tüketim gücüne sahip olduğu ve günlük kazançlarının sıradan gelirlerle kıyaslanamayacak düzeyde bulunduğu belirtildi.
Oxfam, raporda yalnızca ekonomik eşitsizliğe değil, artan servetin siyasal güce dönüşmesine de dikkat çekti. Örgüte göre özellikle ABD’de milyarderlerin ekonomik ağırlığı, siyasal karar alma süreçlerine doğrudan yansıyor ve bu durum demokratik yapıları zayıflatıyor. Oxfam Almanya Direktörü Charlotte Becker, aşırı servet yoğunlaşmasının demokrasiyi giderek daha fazla aşındırdığı uyarısında bulundu.
Raporda, son ABD başkanlık seçim kampanyası sürecinde 100 milyarder ailenin toplam 2,6 milyar dolar bağış yaptığı ve bunun rekor düzeyde olduğu ifade edildi. Ayrıca bir milyarderin siyasi bir makama sahip olma ihtimalinin, sıradan bir vatandaşa kıyasla yaklaşık 4 bin kat daha yüksek olduğu belirtildi. Oxfam verilerine göre dünyanın en büyük on medya kuruluşundan yedisinin de en azından kısmen milyarderlerin kontrolünde olduğu bilgisi paylaşıldı.
Oxfam, Davos’taki tartışmaların merkezine yerleşmesi beklenen bu raporla, küresel servet dağılımındaki uçurumun ve ekonomik gücün siyasal etkiye dönüşmesinin uluslararası düzeyde daha ciddi biçimde ele alınması gerektiğini vurguladı.
