ZÜRİH– Winterthur’da son saldırı sonrası yeniden gündeme gelen güvenlik dosyaları, şehirdeki İslami çevrelere ilişkin tartışmaların tek bir olaydan değil, yaklaşık on beş yıllık bir zaman dilimine yayılan bir süreçten oluştuğunu gösteriyor.
Zürih kantonuna bağlı Winterthur’da güvenlik makamlarının soruşturma ve değerlendirmelerine yansıyan bilgiler, özellikle 2010’lu yıllardan itibaren bazı çevreler, bireyler ve dijital ağlar üzerinden gelişen bir yapıya işaret ediyor.
2009–2012: ilk tespitler ve dini çevrelerin görünürlüğü
Bu dönemde Winterthur’da farklı cami ve dernekler etrafında yürüyen dini faaliyetler genel olarak normal ibadet çerçevesinde devam ederken, güvenlik birimlerinin değerlendirmelerine göre bazı küçük grupların daha kapalı sohbet ortamları oluşturduğu belirtiliyor.
Resmî kayıtlarda bu dönem, radikal ideolojik yönelimlerin henüz kurumsal bir yapı olarak tanımlanmadığı, ancak bireysel düzeyde bazı temasların gözlendiği bir evre olarak yer alıyor.
2013–2014: Suriye süreci ve ilk ayrılmalar
Suriye iç savaşının derinleşmesi ve IŞİD’in bölgede güç kazanmasıyla birlikte Avrupa genelinde olduğu gibi İsviçre’de de bazı bireylerin savaş bölgelerine yöneldiği vakalar ortaya çıktı.
Bu kapsamda Winterthur’dan da Suriye’ye giden kişiler olduğu, bu kişilerin bir kısmının terör örgütü IŞİD ile bağlantılı gruplara katıldığı güvenlik raporlarına yansıdı. Bu gelişmeler, Winterthur’un ulusal güvenlik birimlerinin dikkatini çekmesine neden oldu.
2014–2016: An’Nur çevresine yönelik soruşturmalar
Bu dönem, Winterthur’daki en kritik süreç olarak kaydediliyor.
Winterthur-Hegi bölgesinde bulunan An’Nur Camii ve çevresi, güvenlik makamlarının takibine giren ana noktalardan biri haline geldi. Resmî olarak ibadet ve dini eğitim faaliyetlerinin yürütüldüğü bir yapı olmakla birlikte, aynı dönemde bazı gençlerin bu çevreyle temas kurduğu, farklı ideolojik içeriklere yöneldiği ve sosyal bağlar geliştirdiği iddiaları soruşturmalara yansıdı.
2016 yılında polis tarafından camiye yönelik operasyon gerçekleştirildi. Operasyon kapsamında bazı kişiler gözaltına alındı. Aynı süreçte bir dini görevlinin vaaz içerikleri nedeniyle yargılandığı ve mahkûmiyet aldığı biliniyor. Güvenlik makamları, bu dönemde cami çevresinde oluşan ağın incelendiğini ve farklı kişiler üzerinden genişletilen soruşturmalar yürütüldüğünü bildirdi.
2017: An’Nur Camii’nin kapanması
2017 yılında An’Nur Camii faaliyetlerine son verdi. Kapanma süreci resmi olarak kira sözleşmesinin sona ermesiyle gerçekleşti.
Bununla birlikte güvenlik makamlarının sonraki değerlendirmelerinde, caminin kapanmasının o dönemde oluştuğu belirtilen sosyal ve kişisel bağlantıların tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediği ifade edildi. Bu çerçevede bazı kişilerin farklı şehirlerde veya farklı çevrelerde temaslarını sürdürdüğü yönünde dosyalara yansıyan bilgiler bulundu.
2018–2020: dağınık yapı ve devam eden soruşturmalar
Bu dönemde An’Nur çevresi olarak tanımlanan yapının merkezi bir organizasyon şeklinde varlığını sürdürmediği, bunun yerine dağılmış ve bireysel ilişkiler üzerinden devam eden bir ağ yapısına dönüştüğü değerlendirildi.
Güvenlik birimlerinin analizlerinde, bu ilişkilerin eski tanışıklıklar, sosyal bağlar ve dijital platformlar üzerinden sürdüğü ve zaman zaman farklı soruşturmalara dolaylı olarak yansıdığı belirtildi.
2020 yılında Avrupa’da yaşanan bazı terör olayları sonrası İsviçre’de de Winterthur bağlantılı bazı kişiler hakkında incelemeler yapıldı. Bu dosyaların bir kısmı daha sonra kapatıldı.
2021–2024: dijital etkileşim ve bireysel dosyalar
Bu dönemde radikalleşme sürecine ilişkin değerlendirmelerde internet ve sosyal medya platformlarının etkisi öne çıktı. Güvenlik raporlarında, bazı bireylerin propaganda içeriklerine dijital ortamda maruz kaldığı ve bu içeriklerin bireysel düzeyde etkili olabildiği ifade edildi.
Aynı yıllarda Winterthur geçmişiyle bağlantılı bazı isimler yeniden adli dosyalarda yer aldı. Bu dosyalar, geçmiş bağlantılar, bireysel temaslar ve dijital içerik paylaşımı gibi farklı başlıklarda incelendi.
2025–2026: mevcut soruşturmalar ve son saldırı
Son olayda 31 yaşındaki şüphelinin geçmişi yeniden gündeme geldi. Güvenlik birimlerinin değerlendirmelerine ve daha önceki dosyalara göre şüphelinin geçmişte Winterthur’daki bazı gençlik çevreleriyle bağlantılı olduğu, ayrıca daha önce adli süreçlere konu olduğu belirtiliyor.
Şüphelinin son yıllarda psikiyatrik değerlendirme süreçlerinden geçtiği ve olaydan kısa süre önce sağlık kurumlarıyla temas halinde olduğu da soruşturma kayıtlarında yer aldı.
Saldırı sonrası başlatılan soruşturmada, olayın olası motivasyonu ve geçmiş bağlantılar detaylı şekilde incelenmeye devam ediyor.
