Winterthur saldırısı sonrası siyasi kriz: “vatandaşlık iptal edilsin” çağrıları yükseldi

ZÜRİH– Winterthur’daki bıçaklı saldırının ardından İsviçre siyasetinde sert tartışmalar başladı. SVP, FDP, SP ve Merkez Parti’den isimler farklı değerlendirmeler yaparken, Federal Göç Sekreterliği (SEM) vatandaşlık iptali konusunda yasal sınırları hatırlattı.

İsviçre’nin Winterthur kentinde üç kişinin yaralandığı bıçaklı saldırının ardından siyasi tartışmalar ülke geneline yayıldı. Zürich Kantonu Güvenlik Direktörü Mario Fehr’in olayı “terör eylemi” olarak nitelendirmesi sonrası, hem kanton hem de federal düzeyde yoğun tepkiler geldi.

Saldırı sonrası en sert çıkışlardan biri, İsviçre Halk Partisi (SVP) Zürich milletvekili Mauro Tuena’dan geldi. Tuena, saldırganın vatandaşlığının iptal edilmemesini “katastrofik bir hata” olarak nitelendirdi. Şüphelinin 2015’ten bu yana radikalleşme sürecinde olduğunun bilindiğini savunan Tuena, “Bu tür vakalar için vatandaşlığın geri alınması zaten parlamentonun elinde olan bir araçtı” dedi. Tuena ayrıca saldırganın Türkiye’ye giderek radikalleşmesini derinleştirdiğini öne sürdü.

Federal Göç Sekreterliği (SEM) ise eleştirilere yazılı açıklamayla yanıt verdi. Kurum, açık bir davaya ilişkin detay veremeyeceklerini belirterek veri koruma kurallarını hatırlattı. SEM, vatandaşlık iptalinin ancak kişinin İsviçre’nin çıkarlarına ciddi zarar vermesi halinde ve kantonun onayıyla mümkün olduğunu açıkladı. Kurum ayrıca bugüne kadar 10 süreç başlatıldığını, bunlardan 7’sinde vatandaşlığın iptal edildiğini ve bu vakaların tamamının terör veya şiddet içerikli aşırılık ile bağlantılı olduğunu bildirdi.

SVP’li Mauro Tuena, ayrıca İsviçre’nin “zararlı bir hoşgörü kültürü” nedeniyle bu tür olaylara açık hale geldiğini savunarak, “Bu tür insanlar ülkemizde olmamalı” ifadelerini kullandı.

FDP (Liberaller) adına konuşan Bern milletvekili Christian Wasserfallen ise saldırının “net sonuçlar doğurması gerektiğini” belirtti. Wasserfallen, “Fail ülkeyi terk etmeli, vatandaşlık iptal edilmeli” dedi. Ancak İsviçre’nin Schengen sisteminden çıkmasının güvenlik açısından olumsuz sonuçlar doğuracağını ve sınır güvenliğini zayıflatacağını da vurguladı.

SP (Sosyal Demokrat Parti) eş başkanı Mattea Meyer ise saldırıyı “büyük bir şok” olarak değerlendirdi. Winterthur’da yaşanan olayın kendisini derinden etkilediğini söyleyen Meyer, yaralılara geçmiş olsun dileklerini iletti ve polis müdahalesi sayesinde daha ağır bir tablonun önlendiğini ifade etti. Meyer ayrıca, olayın önlenip önlenemeyeceğinin araştırılması gerektiğini belirterek Avrupa Birliği ile güvenlik bilgi paylaşımının önemine dikkat çekti.

Merkez Parti (Die Mitte) temsilcisi ve Ständerat üyesi Marianne Binder-Keller ise olayın daha geniş bir toplumsal sorunla bağlantılı olduğunu söyledi. Binder-Keller, Avrupa’daki radikalleşme süreçlerinin ciddiye alınmadığını belirterek, “Bu bir saatli bomba” ifadesini kullandı. İsviçre’nin güvenlik kapasitesini artırması gerektiğini ve özellikle radikalleşme merkezlerinin daha erken tespit edilmesi gerektiğini savundu.

Federal makamlar ise soruşturmanın sürdüğünü, bireysel vakalar hakkında yorum yapmanın mümkün olmadığını ve yasal gizlilik nedeniyle detay verilemeyeceğini açıkladı. SEM ayrıca vatandaşlık iptali mekanizmasının zaten sınırlı sayıda uygulandığını ve yalnızca ağır vakalarda devreye sokulduğunu yineledi.

Güncel haberler