Bir İngiliz entelektüelin İsviçre Alpleri’nde bir mağarada kadın olarak yaşama hikâyesi

Yaklaşık 100 yıl önce İngiltere’den İsviçre’nin Valais kantonuna gelen Vincent Donovan, Goms bölgesindeki bir dağ vadisinde mağarada yaşamaya başladı. Donovan, zamanla Franca Kraig adını alarak kadın kimliğiyle hayatını sürdürdü. Bu sıra dışı yaşam, muhafazakâr bir dağ köyünde sessizce kabul gördü.

İsviçre’nin Valais kantonunda yer alan Goms bölgesindeki Blinnental vadisi, sert doğası ve izole yapısıyla biliniyor. Dik yamaçlar, yoğun ladin ve karaçam ormanları ile vadi boyunca akan dağ deresi, bölgeyi hem etkileyici hem de zor bir yaşam alanı haline getiriyor. Yaklaşık bir asır önce, bu vahşi doğanın içinde sıra dışı bir yaşam öyküsü başladı.

1929 yılında İngiltere’den İsviçre’ye gelen Vincent Donovan, Reckingen köyüne yerleştiğinde iki farklı dünya karşı karşıya geldi. Bir yanda katı Katolik inanç yapısına sahip, tarım ve hayvancılıkla geçinen dağ köylüleri, diğer yanda yüksek eğitimli, kültürlü ve varlıklı bir İngiliz entelektüel bulunuyordu. Donovan, davranışları, konuşma tarzı ve giyimiyle köyde kısa sürede dikkat çekti.

Donovan’ı bölgeye çeken unsur doğaydı. Köy merkezinde yaşamayı tercih etmeyen İngiliz entelektüel, Blinnental vadisinde büyük bir kayanın altında bulunan bir mağarayı kendisine yaşam alanı olarak seçti. Mağara, köyden yaklaşık bir saatlik yürüyüş mesafesindeydi. Bu tercih, yerel halk arasında merak uyandırdı.

Zamanla köylüler, özellikle pazar günleri mağarada yaşayan İngiliz’i ziyaret etmeye başladı. Donovan, ziyaretçilerine çay, sigara, beyaz ekmek ve reçel ikram ediyordu. O dönemde beyaz ekmek, bölge halkı için nadir bulunan bir üründü. Bu cömertlik, Donovan’ın köyde kabul görmesinde önemli rol oynadı.

Donovan, yalnızca maddi imkânlarıyla değil, bilgi birikimi ve mizah anlayışıyla da köylülerin ilgisini çekti. Kurulan bu sosyal bağlar, ilerleyen yıllarda yaşanacak kimlik dönüşümünün sessizce kabul edilmesini sağladı.

Vincent Donovan, zaman içinde kadın kimliğiyle yaşamaya başladı ve Franca Kraig adını benimsedi. Bu dönüşüm ani değil, kademeli oldu. Saçlar uzadı, kıyafetler değişti, günlük yaşam alışkanlıkları farklılaştı. Franca Kraig, mağarada yaşamını sürdürürken köy halkıyla ilişkisini koparmadı.

Muhafazakâr bir dağ köyünde, bir kişinin kadın kimliğiyle mağarada yaşaması dikkat çekici olsa da, yerel halk bu durumu büyük bir tepkiyle karşılamadı. Aksine, Franca Kraig köy yaşamının sessiz ve alışılmış bir parçası haline geldi.

1930’lu yılların başında yerel basın bu sıra dışı yaşamı haberleştirdi. Valais’te yayımlanan bir gazetede, mağarada yaşayan gizemli ve eksantrik bir figürden söz edildi. Haberlerde, Franca Kraig’in dış görünümüne, düzenli yaşamına ve misafirperverliğine yer verildi.

Ancak Franca Kraig, kamuoyunun ilgisinden uzak durmayı tercih etti. Ailesinin İngiltere’de bu dönüşümü kabul ettiği, ancak konunun İngiliz kamuoyunda bilinmesinin istenmediği belirtiliyor. Bunun sosyal sonuçlar doğurabileceği endişesiyle, Kraig basına karşı mesafeli bir tutum benimsedi.

1935 yılında Zürih’te yayımlanan bir haftalık dergide Franca Kraig hakkında bir yazı yayımlandı ve fotoğraflar çekildi. Bu yayın, o dönemde tartışmalara yol açtı. Bugün ise bu görseller ve yazılar, İsviçre kırsalında yaşanmış sıra dışı bir hayatın nadir belgeleri olarak değerlendiriliyor.

Vincent Donovan’ın Franca Kraig olarak Blinnental vadisinde sürdürdüğü yaşam, İsviçre tarihinin az bilinen ama dikkat çekici öykülerinden biri olarak kayıtlarda yer alıyor.

Diğer haberler

İsviçre’de fare kuyruğu primi uygulaması sürüyor

Hevî İnisiyatifi kuruluşunu Zürih’te ilan etti

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir