VALAİS- İsviçre’nin Crans-Montana kentinde yılbaşı gecesi meydana gelen ve 41 kişinin hayatını kaybettiği, 100’den fazla kişinin yaralandığı Constellation faciasına ilişkin soruşturma derinleştikçe yeni usulsüzlükler ve ihmal iddiaları ortaya çıkıyor. Soruşturma dosyalarına giren belgeler, trajedinin yalnızca yangın gecesi yaşananlardan ibaret olmadığını, yıllar boyunca biriken eksikliklerin ve göz ardı edilen kuralların felakete zemin hazırladığını gösteriyor.
Olayın ardından gözler belediyeye çevrilirken, belediyenin ciddi mali yüklerle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. Belediye Başkanı Nicolas Féraud her ne kadar istifa etmeyeceğini ve vergi artışına ihtiyaç duyulmayacağını açıklasa da soruşturma belgeleri farklı bir tablo ortaya koyuyor. Yangınla ilgili olası ihmallerin tespit edilmesi halinde belediyenin milyonlarca franklık tazminat yüküyle karşılaşabileceği değerlendiriliyor.
Soruşturmada dikkat çeken bir başka unsur ise belediyenin sigorta poliçesi oldu. AXA ile yapılan sözleşmede sigorta şirketinin, ağır ihmal tespit edilse bile ödemeleri azaltma hakkından feragat ettiği ortaya çıktı. Ancak sigorta kapsamının 20 milyon frankla sınırlı olması nedeniyle bu miktarın tüm mağdurların zararlarını karşılamaya yetmeyeceği belirtiliyor.
Depodan eğlence mekânına
Yaklaşık 50 yıl önce inşa edilen Constellation binası başlangıçta apartmanlar ve ticari alanlardan oluşuyordu. Yangının çıktığı bodrum kat o dönemde depo olarak kullanılıyordu. Zaman içerisinde zemin kattaki iş yeri önce kuaföre, ardından kafeye dönüştürüldü.
İşletmenin kaderi 2015 yılında değişti. Binanın sahibinin oğlu işletmeyi devraldı ve Jacques Moretti ile yüksek bedelli bir kira sözleşmesi imzaladı. Ancak soruşturma dosyaları, daha ilk aşamada çeşitli hukuki soru işaretlerinin bulunduğunu ortaya koydu. Kira sözleşmesinin imzalandığı tarihte gerekli vekâlet yetkisinin henüz yürürlüğe girmemiş olması dikkat çekti.
Ruhsat alınmadan tadilat başladı
Belgeler, tadilat çalışmalarının resmi inşaat izni verilmeden önce başlatıldığını gösteriyor. Yetkililerden onay alınmadan yapılan değişikliklerin daha sonra ruhsatlandırıldığı iddia ediliyor. İşletme ruhsatının da gerekli prosedürler tamamlanmadan verildiği öne sürülüyor.
Soruşturmanın en önemli başlıklarından biri ise yangın güvenliği oldu. Engelli bireylerin erişimi için gerekli düzenlemelerin hiçbir zaman tam anlamıyla uygulanmadığı ortaya çıktı. Tuvaletlerin bulunduğu bodrum kata yalnızca merdivenle ulaşılabiliyor olması, yangın sırasında ölümcül sonuçlar doğurdu.
Planlarda öngörülen alternatif erişim sisteminin hayata geçirilmediği, bunun yerine ilgili kapının acil çıkış olarak düzenlendiği ancak dışarıdan kilitli tutulduğu belirlendi.
Yangın güvenliği kuralları uygulanmadı
İşletme daha sonra camlarla çevrili bir terasla genişletildi. Yetkililerin verdiği izinlerde giriş kapısının yangın anında dışarıya doğru açılacak şekilde değiştirilmesi şart koşulmuştu. Ancak soruşturma dosyalarına göre bu şart hiçbir zaman yerine getirilmedi.
2015 yılında mekâna yerleştirilen ses yalıtım panelleri de soruşturmanın merkezinde bulunuyor. Yangın sırasında alev alan bu panellerin nereden temin edildiği hâlâ netlik kazanmış değil. İlk açıklamalarda belirtilen satış noktalarının ürünü satmadığı ortaya çıktı. Daha sonraki ifadelerde satın almanın bina sahipleri tarafından yapıldığı ileri sürüldü.
İnşaat ve tadilat çalışmaları sürerken işletmenin resmi denetim tamamlanmadan açıldığı da belirlendi. Açılış kutlamasının Aralık 2015’te gerçekleştirildiği, buna rağmen resmi teknik kontrolün ancak Şubat 2016’da planlandığı ortaya çıktı. Belgeler, işletmenin gerekli onayları almadan önce de çeşitli etkinliklere ev sahipliği yaptığını gösteriyor.
Belgeler kayboldu
2017 yılında belediyelerin birleşmesinin ardından soruşturmayı daha da karmaşık hale getiren yeni bir durum ortaya çıktı. Bazı resmi dosyaların belediye arşivlerinde bulunamadığı ve eski bir yetkilinin evinde saklandığı tespit edildi. Yeni güvenlik sorumlusu göreve geldiğinde kamuya açık işletmelere ilişkin önemli belgelerin kendisine teslim edilmediğini ifade etti.
Aynı yıl bodrum katta bir sigara salonu açıldığı ve bunun kamuoyuna açık şekilde tanıtıldığı belirlendi. Polis tarafından izinlerle ilgili sorular yöneltilmesine rağmen faaliyet durdurulmadı. Bunun yerine işletmeye gerekli başvuru formları sağlandı ve kısa süre sonra mekân uygun kabul edildi.
Daha da dikkat çekici olan ise işletmenin kapasitesinin 100 kişiden 250 kişiye çıkarılması oldu. Soruşturma dosyalarında bu artışın hangi gerekçeyle onaylandığına dair net bir açıklama bulunmuyor. Daha sonraki yıllarda meydana gelen küçük çaplı bir yangının da ciddi şekilde incelenmediği ve bazı eksikliklerin yerinde kapsamlı denetim yapılmadan sonradan kayıt altına alındığı belirtiliyor.
Savcılık belge toplamakta zorlandı
Facianın ardından savcılık, soruşturma için gerekli belgelerin tamamını elde etmekte güçlük yaşadı. Yetkililerin dosyaları eksiksiz teslim etmesi için birden fazla kez talepte bulunmak zorunda kaldığı ortaya çıktı.
Bazı belgelerin özel kişiler tarafından saklanması süreci geciktirirken, hangi evrakların savcılığa gönderileceğine belediyenin avukatı ve belediye sekreterinin karar vermesi de tartışma yarattı. Bu sürecin Belediye Başkanı Nicolas Féraud’un gözetiminde yürütüldüğünün ortaya çıkması, olası çıkar çatışmaları konusunda yeni soru işaretleri doğurdu.
Soruşturma devam ederken, ortaya çıkan her yeni belge Constellation faciasının yalnızca bir yangın değil, yıllar boyunca biriken ihmal, denetim eksikliği ve usulsüzlükler zincirinin sonucu olabileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor. (SonntagsZeitung)
