ANTALYA– Türkiye’nin kasım ayında ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde, ülkenin atık yönetimi ve çöplüklerden kaynaklanan metan emisyonları tartışılıyor. İstanbul Silivri’deki belediye çöplüğünde saatte 7,4 ton metan salımı tespit edilirken, bu miktarın 1,5 milyon SUV’un aynı anda oluşturduğu emisyona denk olduğu hesaplandı.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek. Türkiye’nin COP31 Başkanlığı, zirvenin öncelikleri arasında sıfır atık ve metan emisyonlarının azaltılmasını gösteriyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da atık yönetimini iklim mücadelesinin önemli başlıklarından biri olarak öne çıkarıyor.
Ancak zirve öncesinde yayımlanan yeni bir araştırma, Türkiye’deki bazı büyük çöp depolama alanlarının atmosfere yüksek miktarda metan saldığını ortaya koydu.
Silivri’de saatte 7,4 ton metan
California Üniversitesi Los Angeles (UCLA) araştırmacılarının uydu verileri üzerinden yaptığı çalışmaya göre İstanbul’daki Silivri belediye çöplüğü saatte yaklaşık 7,4 ton metan yayıyor.
Araştırmacılar, bu emisyonun iklim üzerindeki etkisinin aynı anda çalışan yaklaşık 1,5 milyon SUV’un oluşturduğu emisyona denk olduğunu hesapladı. Silivri’deki tesis, Türkiye’de incelenen alanlar arasında en yüksek metan salımına sahip yer olarak belirlendi ve dünyadaki büyük metan kaynakları arasında gösterildi.
UCLA’nın Stop Methane Project ekibinden Cara Horowitz, Türkiye’deki bazı çöp depolama alanlarında tespit edilen emisyon oranlarının küresel ölçekte de son derece yüksek olduğunu belirtti.
Metan, karbondioksite kıyasla atmosferde daha kısa süre kalmasına rağmen güçlü bir sera gazı. Bu nedenle metan emisyonlarının azaltılması, küresel sıcaklık artışını yavaşlatmak için kısa vadede etkili adımlardan biri olarak görülüyor.
Sorun yalnızca Silivri değil
Araştırmada Türkiye’deki başka çöp depolama alanlarında da yüksek metan salımları tespit edildi. İstanbul’un Şile ilçesi ve İzmir’deki bazı tesisler de araştırmacıların dikkat çektiği noktalar arasında yer aldı.
Türkiye’nin COP31 için hazırladığı resmi eylem gündeminde ise atık sektörü önemli başlıklardan biri. COP31 Başkanlığı, küresel atık üretimindeki artışın 2035’e kadar en az yarı yarıya azaltılmasını ve atık kaynaklı metan emisyonlarının düşürülmesini hedefliyor.
Türkiye ayrıca sıfır atık politikasını uluslararası düzeyde öne çıkarıyor. Emine Erdoğan’ın öncülük ettiği Sıfır Atık hareketi de COP31 gündeminde yer alan başlıklardan biri.
Hükümet sorunun farkında
Türkiye’nin Birleşmiş Milletler’e sunduğu sera gazı emisyon raporlarında, düzenli depolama alanlarından kontrolsüz şekilde yayılan metan emisyonları ülkenin emisyon kaynakları arasında önemli bir başlık olarak yer alıyor.
Buna rağmen Türkiye, küresel metan emisyonlarını 2030’a kadar 2020 seviyesine göre en az yüzde 30 azaltmayı hedefleyen Global Methane Pledge girişiminin katılımcıları arasında bulunmuyor. Girişimin mevcut katılımcı sayısı 160 ülkeye ulaşmış durumda.
Guardian’ın haberine göre Türkiye’deki bazı büyük kentlerin yönetiminin muhalefet partilerinin elinde bulunması, atık yönetimi konusunda siyasi bir boyut da yaratıyor. Gazete, Ankara hükümetinin muhalefetin yönettiği belediyeleri hizmetleri yerine getirememekle suçlama eğiliminde olduğunu ve atık yönetiminin de bu siyasi çekişmenin alanlarından biri haline geldiğini aktarıyor.
