DSÖ uyarıyor: Göçmenler sağlık hizmetlerinde geri planda

CENEVRE– Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), göçmen ve mültecilerin sağlık hizmetlerine erişimde ciddi eşitsizlikler yaşadığını ve mevcut sistemlerin artan ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını açıkladı.

Dünya genelinde 304 milyon uluslararası göçmen bulunuyor; bunların 170 milyonu göçmen işçi, yaklaşık 117 milyon kişi ise zorla yerinden edilmiş durumda. Bu grupların 49 milyonunu çocuklar oluşturuyor, 2,3 milyon kişi ise mülteci olarak doğmuş.

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, göçmen ve mültecilerin yalnızca sağlık hizmeti alan kişiler olmadığını, aynı zamanda sağlık çalışanı ve toplumsal aktörler olduğunu vurguladı. Sağlık sistemlerinin evrensel olabilmesi için herkese eşit erişim sunması gerektiğini belirtti.

Rapora göre göçmenlerin yüzde 71’i düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşıyor ve bu durum sağlık hizmetlerine erişimde ciddi eşitsizlikler yaratıyor. Kadınlar ve kız çocukları cinsiyete dayalı şiddete, refakatsiz çocuklar istismar ve ihmal riskine, engelli bireyler ise hem erişim hem de ayrımcılık açısından daha büyük zorluklara maruz kalıyor.

Göçmen ve mültecilerin sağlık risklerini artıran etkenler arasında hareket kısıtlamaları, dil ve kültürel engeller, ayrımcılık, çatışmalar ve iklim krizine bağlı afetler yer alıyor. Bu koşullar, milyonlarca insanı bulaşıcı hastalıklar, kronik rahatsızlıklar ve ruh sağlığı sorunları açısından daha kırılgan hale getiriyor.

DSÖ’nün 93 ülkeden elde ettiği verilere göre, ülkelerin yalnızca yüzde 42’sinde göçmen ve mülteciler için acil durum hazırlık planları bulunuyor. Sağlık çalışanlarına kültürel uyumlu hizmet eğitimi verenlerin oranı yüzde 40, göçle bağlantılı sağlık verilerini sistemli şekilde toplayanların oranı yüzde 37, göçmen karşıtı söylemleri azaltmaya dönük iletişim kampanyası yürütenlerin oranı ise yalnızca yüzde 30.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin verilerine göre, 2025 yılı için hazırlanmış 10,6 milyar dolarlık sağlık planının yalnızca yüzde 23’ü finanse edilebilmiş durumda. Bu durum 12,8 milyon kişinin hayati sağlık hizmetlerine erişimini kaybetme riskiyle karşı karşıya bırakıyor.

DSÖ, göçmen ve mültecilerin karar alma süreçlerine dahil edilmesini, ülkeler arası veri paylaşımının artırılmasını ve sağlık sistemlerinin bu grupların ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırılmasını öneriyor. Yetkili Santino Severoni, “Göçmen ve mültecilerin sağlığı marjinal bir konu değil, çağımızın belirleyici meselelerinden biridir” diyerek gerekli adımların atılması halinde hem sağlık sistemlerinin güçleneceğini hem de toplumsal ve ekonomik uyumun artacağını vurguladı.

Güncel haberler