Evrenin sırlarını çözme hedefi siyasi ve ekonomik engellerle karşı karşıya

CENEVRE– Cenevre yakınlarındaki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi CERN, evrenin temel yapısını anlamayı amaçlayan yaklaşık 19 milyar dolarlık yeni parçacık hızlandırıcı projesi için kritik bir aşamaya girdi. “Gelecek Dairesel Çarpıştırıcı” adı verilen proje bilimsel olarak büyük ölçüde destek görse de, en büyük sorun finansman ve siyasi uzlaşma eksikliği.

Planlanan dev halka biçimli hızlandırıcının ilk aşamasının maliyeti yaklaşık 15 milyar İsviçre frangı olarak hesaplanıyor. Bu maliyetin yarısının üye ülkeler tarafından, kalan kısmının ise Avrupa Birliği, özel bağışlar ve üye olmayan ülkelerden karşılanması hedefleniyor. Ancak şu anda birkaç milyar franklık bir finansman açığı bulunduğu belirtiliyor.

Bilim insanları bu projeyi parçacık fiziğinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyor. CERN yönetimi, mevcut Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın ardından daha güçlü bir sistemle evrenin en temel sorularına yanıt aranabileceğini ifade ediyor. Özellikle evrende madde ile karşıt maddenin neden eşit miktarda bulunmadığı sorusunun bu projeyle açıklığa kavuşabileceği düşünülüyor.

Ancak proje, küresel siyasi ve ekonomik gerilimlerin gölgesinde ilerliyor. Almanya gibi büyük katkı sağlayan ülkelerin finansman modeline temkinli yaklaştığı, Birleşik Krallık’ın ise parçacık fiziğine ayrılan bütçeleri azaltma eğiliminde olduğu belirtiliyor. Bazı ülkelerde bilimsel araştırma bütçelerinin genel olarak baskı altında olduğu ifade ediliyor.

Çin’in benzer bir dev hızlandırıcı projesini ertelemesi CERN için bir fırsat olarak görülse de küresel rekabet tamamen ortadan kalkmış değil.

Projenin bir diğer önemli engeli ise İsviçre ve Fransa sınırındaki yerel halkın tepkisi. Çevre örgütleri ve bazı yerel gruplar, projenin yüksek enerji tüketimi, kazı çalışmaları sonucu ortaya çıkacak milyonlarca metreküp toprak ve çevresel etkiler konusunda endişelerini dile getiriyor. Önümüzdeki aylarda proje hakkında kamuoyuna açık görüşme ve tartışma süreci başlatılacak.

CERN yönetimi ise çevresel etkileri azaltmak için kazı atıklarının yeniden kullanılacağını ve enerji tüketiminin mevcut sistemle benzer seviyede tutulacağını belirtiyor.

Finansmanın sağlanması halinde inşaatın 2030’lu yılların başında başlaması ve tesisin 2040’ların ortasında faaliyete geçmesi planlanıyor. Nihai kararın ise 2028 yılına kadar verilmesi bekleniyor.

Proje, yalnızca yeni bir bilimsel araç değil, aynı zamanda Avrupa’nın parçacık fiziğindeki liderliğinin geleceği açısından da kritik görülüyor.

Kaynak: Swissinfo 

Güncel haberler