BERN- İsviçre Federal Konseyi, İsviçre Halk Partisi’nin (SVP/UDC) sınır ve iltica politikasını sertleştirmeyi öngören halk girişiminin reddedilmesini istedi. Hükümete göre öneri, ekonomiye yüksek maliyet getirebilir, Schengen ve Dublin sistemine katılımı riske atabilir ve iltica sistemine ek yük oluşturabilir.
İsviçre Halk Partisi tarafından hazırlanan ve “İlticadaki suiistimalleri durdurun! Sınırların korunması girişimi” adı verilen halk girişimi, ülkeye giren herkesin sistematik şekilde kontrol edilmesini ve sınır geçişlerinin kapsamlı biçimde denetlenmesini öngörüyor.
Girişim, ülkeye giriş koşullarını karşılamayan kişilerin geri çevrilmesini ve İsviçre’nin yılda 5 binden fazla kişiye iltica hakkı vermemesini talep ediyor.
Ayrıca İsviçre’de düzensiz şekilde bulunan kişiler için yetkililere bildirim zorunluluğu getirilmesi, mevcut iş sözleşmelerinin geçersiz sayılması ve sosyal güvenlik ile sağlık sigortası hizmetlerinden yararlanmalarının engellenmesi isteniyor. Bu kişilerin 90 gün içinde ülkeyi terk etmesi de girişimde yer alan talepler arasında.
Sınır kontrolleri ekonomiyi etkileyebilir
Federal Konsey, İsviçre’de her gün yaklaşık 2,2 milyon sınır geçişi yapıldığını ve yüz binlerce sınır çalışanının ülkeye giriş çıkış yaptığını belirtiyor.
Hükümete göre tüm sınır geçişlerinde sürekli ve sistematik kontroller uygulanması, özellikle sınır bölgelerinde çalışanlar ve şirketler açısından ulaşımı zorlaştırabilir. Oluşacak trafik sıkışıklığının ekonomiye milyarlarca franklık maliyet getirebileceği ifade ediliyor.
Sistem için ayrıca sınır güvenliği personelinin önemli ölçüde artırılması gerekecek. Bu da kamu harcamalarının yükselmesine neden olacak.
Federal Konsey, mevcut uygulamada sınır kontrollerinin durum ve risk değerlendirmesine göre gerçekleştirildiğini ve gerektiğinde artırılabildiğini belirtiyor.
Schengen ve Dublin riski
Federal Konseyin itirazlarından biri de girişimin İsviçre’nin Schengen ve Dublin sistemlerine katılımını tehlikeye atabileceği yönünde.
Hükümete göre İsviçre’nin bu iş birliğinden çıkması halinde ülke, Avrupa’daki güvenlik ve arama veri tabanlarına erişimini kaybedebilir. Ayrıca İsviçre, diğer Schengen ve Dublin ülkelerinin daha önce reddettiği iltica başvurularını yeniden incelemek zorunda kalabilir.
İsviçre’nin iltica başvurusu yapan kişileri diğer Avrupa ülkelerine gönderme imkânının da ortadan kalkabileceği belirtiliyor. Federal Konsey, bunun İsviçre’deki başvuru sayısının önemli ölçüde artmasına yol açabileceğini savunuyor.
Federal Konsey tarafından bugün yayımlanan bir raporda, Schengen ve Dublin iş birliğinin sona ermesinin İsviçre’ye yıllık maliyetinin 5,8 milyar ile 16,1 milyar frank arasında olabileceği hesaplandı.
5 bin kişilik iltica sınırı
Girişim, İsviçre’nin yılda en fazla 5 bin kişiye iltica vermesini öngörüyor. Ancak Federal Konsey, uluslararası hukuk nedeniyle her iltica başvurusunun bireysel olarak incelenmesi gerektiğini belirtiyor.
Bu nedenle başvuruların belirlenen sınır aşıldığı için otomatik olarak reddedilmesi mümkün olmayacak. Federal Konseye göre özellikle savaş bölgelerinden kaçan ve ülkesine dönemeyen kişilerin mevcut geçici kabul uygulamasının da kaldırılması söz konusu olabilecek.
Hükümet, bunun İsviçre’nin insani yardım geleneği açısından ciddi sonuçlar doğuracağını savunuyor.
Parlamento ve ardından halk karar verecek
Federal Konsey, girişimin karşı proje hazırlanmadan reddedilmesini Federal Meclis’e önerdi. Bundan sonraki aşamada Ulusal Meclis ve Kantonlar Meclisi girişime ilişkin tavırlarını belirleyecek.
Parlamentonun sürecinin ardından son söz İsviçre halkı ve kantonlara ait olacak. Bir halk girişiminin kabul edilmesi için hem seçmenlerin hem de kantonların çoğunluğunun desteği gerekiyor.
Federal Konsey ise göç alanında yeni adımlar atılması gerektiğini de kabul ediyor. Hükümet, Schengen bölgesindeki ikincil göç hareketlerini azaltmaya yönelik Avrupa Göç ve İltica Paktı kapsamındaki önlemlerin uygulanmasını ve İsviçre’nin iltica sistemini rahatlatacak yeni yasal düzenlemeler hazırlanmasını planlıyor.
