İsviçre nüfusunu 10 milyonda sınırlamak: hedef basit, uygulama zor

İSVİÇRE– Sağcı popülist parti  SVP/ UDC’nin nüfusu 10 milyonla sınırlama girişimi teoride açık ve net görünüyor, ancak uygulamada uluslararası hukuk ve göçmenlik politikaları nedeniyle ciddi zorluklar bulunuyor.

İsviçre’de 2040 yılına kadar nüfusun 10 milyon olması öngörülüyor. UDC, nüfusun 10 milyonun üzerine çıkmasının altyapı, sağlık sistemi, okullar, elektrik arzı ve sosyal hizmetler üzerinde baskı yaratacağını savunuyor. Partinin girişimi, 2050 yılına kadar nüfusu bu sınırda tutmayı amaçlıyor.

Teoride basit görünen mekanizma, nüfus tavanı koymak ve gerektiğinde uluslararası anlaşmaları feshetmeyi içeren önleyici tedbirler almak üzerine kuruluyor. Ancak uygulamada, göçü sınırlamak ve nüfus tavanını aşmamak için önerilen yöntemlerin etkili olup olmayacağı belirsiz.

Asıl zorluk göç ve sığınma politikalarında

Girişime göre, kalıcı ikamet eden nüfus 9,5 milyona ulaşırsa, Federal Konsey ve Parlamento nüfusun 10 milyonu geçmemesi için önlemler almak zorunda olacak. Bu önlemler özellikle sığınma ve aile birleşimini hedef alacak, ancak uluslararası hukuka uyulması şart.

İsviçre’de yıllık ortalama 70 bin kişilik pozitif göç dengesi, nüfus artışının başlıca nedeni. Doğal artış ise 2024 yılında yalnızca 6 bin civarında. 2025’te 31.223 sığınma kararı verildi, buna ek olarak yılda yaklaşık 40 bin kişi aile birleşimi yoluyla İsviçre’ye geliyor. Bu veriler, göçü azaltmanın mümkün göründüğü izlenimi verse de uygulamada sınırlı bir hareket alanı bulunuyor.

Sığınma başvurularında, başvuruların yaklaşık üçte üçü reddediliyor veya prosedür kapatılıyor. Yalnızca 7.382 kişi sığınma hakkı elde ederken, 5.005 kişi geçici olarak F izniyle kabul edildi. Toplamda 12.387 kişi İsviçre’de kalma izni aldı; çoğu, uluslararası hukukun koruduğu “geri göndermeme” ilkesine dayanarak sınır dışı edilemiyordu. Bu nedenle UDC girişimi, sığınma hakkına müdahale ederek nüfusu sınırlamakta zorlanacak gibi görünüyor.

Nüfus 9,5 milyona ulaşınca F izni sahiplerine “kalma hakkı verilmeyecek” düzenlemesi öngörülüyor. Ancak F izninden B iznine geçiş otomatik değil; izin sahiplerinin entegrasyon, maddi bağımsızlık, dil bilgisi, sabıka kaydı ve en az 5 yıl İsviçre’de ikamet şartlarını karşılaması gerekiyor. 2025 sonunda yaklaşık 40 bin F izni sahibi bulunuyor; bunların yarısı 7 yıldan uzun süredir İsviçre’de yaşıyor.

Aile birleşiminde sınırlama güç

Aile birleşimi yoluyla gelen yaklaşık 40 bin kişinin yarısı AB ülkelerinden, diğer yarısı üçüncü ülkelerden geliyor. AB ile serbest dolaşım anlaşması, çoğu durumda aile birleşimi hakkını güvence altına alıyor. Bu nedenle girişimin aile birleşimini sınırlaması hem AB anlaşmaları hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi nedeniyle zorlu.

Uluslararası hukuk önceliği

Bir girişim halk ve kanton çoğunluğundan geçerse Anayasa’ya ekleniyor, ancak uygulanması sırasında diğer anayasal hükümlerle çelişebilir. Özellikle Anayasa’nın 5. maddesi uluslararası hukukun İsviçre hukukuna üstün olduğunu belirtiyor. Schubert uygulamasıyla bazı durumlarda federal hukuk önceliği tanınsa da bu prensip insan hakları ve AB anlaşmaları nedeniyle giderek sınırlanıyor.

Dünya turu: Rotanızı planlama ve vize hakkında SSS

Sınırlı hareket alanı: üçüncü ülkeler

Sığınma ve aile birleşimi sınırlı müdahale alanı sunuyor. Dolayısıyla esas hareket alanı üçüncü ülke vatandaşları üzerinde, ki bunlar göç kontenjanları ve nitelikli işçi kriterleriyle sınırlı. 2025’te 8.500 kişi üçüncü ülkelerden kabul edilebilirken, 3.500 kişi Birleşik Krallık’tan potansiyel izin alabiliyordu. 2024’te kontenjanların çoğu kullanılmadı; gerçek anlamda yalnızca 7.000 kişi izin alabildi.

Bu kişiler alınmazsa aileleri de gelmeyecek, göçü azaltmada sınırlı bir etki sağlanacak. Ekonomik olarak gerekli olan üçüncü ülke göçmenleri üzerinde yapılan bu kısıtlama bile göç dengesini yarı yarıya azaltmaya yetmeyecek.

Girişim kabul edilirse, Federal Konsey ve Parlamento nüfus tavanını uygulamak için karmaşık bir denklemi çözmek zorunda kalacak. Kağıt üzerinde basit görünen bu hedef, pratikte oldukça zorlayıcı olacak.

Güncel haberler