BERN– İsviçre Federal Konseyi, AB’nin güncellenen Schengen Sınır Kanunu’nu iç hukuka uyarlayan kapsamlı bir yönetmelik paketini kabul etti. Düzenlemeler 12 Haziran 2026’da yürürlüğe girecek.
İsviçre Federal Konseyi, Avrupa Birliği’nin revize edilen Schengen Sınır Kanunu’nu uygulamak amacıyla kapsamlı bir yönetmelik değişikliği paketini onayladı. Düzenlemelerin 12 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe gireceği açıklandı.
6 Mayıs’ta yapılan toplantıda kabul edilen paket, dört temel yönetmeliği kapsıyor. Bunlar giriş ve vize işlemlerini düzenleyen OEV, ikamet ve çalışma izinlerine ilişkin OASA, sınır dışı uygulamalarını belirleyen OERE ve merkezi göç bilgi sistemi SYMIC yönetmeliği olarak sıralanıyor.
Avrupa Birliği, 2024 yılında Schengen Sınır Kanunu’nu güncelleyerek iç sınır kontrollerinin yeniden başlatılma koşullarını netleştirmiş, halk sağlığı krizlerinde havayolu şirketlerinin yükümlülüklerini artırmış ve sınır bölgelerinde yakalanan düzensiz göçmenlerin hızlı transferine yönelik yeni prosedürler oluşturmuştu. İsviçre, Schengen sistemine dahil olduğu için bu düzenlemeleri kendi hukuk sistemine uyarlamak zorunda kaldı.
Yeni düzenlemeler, sınır kontrollerinin yeniden devreye alınmasına ilişkin prosedürleri ayrıntılandırıyor. Ayrıca havayolu şirketlerine, gerektiğinde yolcuların sağlık belgelerini kontrol etme yükümlülüğü getiriliyor.
İsviçre Göç Sekreterliği’nin (SEM) düzensiz göçmen transferlerine ilişkin daha ayrıntılı veri tutması da zorunlu hale getiriliyor.
Özellikle havayolu taşımacılığı alanında yeni bir yükümlülük öne çıkıyor. İsviçre’ye uçuş yapan şirketler, olası bir sağlık krizi durumunda yolcuların sağlık sertifikalarını hızlı şekilde doğrulayabilecek altyapıya sahip olduklarını kanıtlamak zorunda olacak.
Vize süreçlerinde de sınırlı ancak önemli değişiklikler yapılacak. Buna göre, başka bir Schengen ülkesinde düzensiz göç dosyasında yer alan kişilerin C tipi vize başvurularının reddedilmesi veya mevcut vizelerinin iptal edilmesi daha açık kurallara bağlanıyor.
Genel olarak düzenleme paketi, İsviçre’nin Schengen bölgesinde serbest dolaşımı sürdürürken, kriz durumlarında daha hızlı ve koordineli hareket edebilmesini hedefliyor.
