BERN- İsviçre’nin Ürdün’e sattığı silahların çatışma bölgelerinde kullanılmış olabileceği iddiası ülkede siyasi tartışmayı büyüttü. İsviçre Radyo Televizyonu SRF’nin, Ekonomi Sekreterliği’nin (SECO) raporlarına dayandırdığı habere göre, İsviçreli yetkililer Ürdün’de yaptıkları denetimlerde ihraç edilen silahların büyük bölümünü inceleyemedi.
İsviçre yasalarına göre, İsviçre’den savaş malzemesi satın alan ülkeler bu silahları üçüncü ülkelere devretmeyeceklerini taahhüt etmek zorunda. İsviçre de zaman zaman bu silahların nerede bulunduğunu kontrol ediyor.
Şubat 2025’te Ürdün’de yapılan incelemelerde, İsviçre’nin 2014 ile 2019 yılları arasında gönderdiği tabanca ve tüfeklerin yalnızca üçte birinin kontrol edilebildiği belirtildi. Habere göre Ürdün makamları bazı silahları göstermeyi reddetti, bazı silahların ise nerede olduğu belirlenemedi.
SECO’nun hazırladığı raporda bu durum için “şartlar açık şekilde yerine getirilmedi” ifadesinin kullanıldığı aktarıldı. Buna rağmen kurum, gelecekte Ürdün’e silah ihracatının tamamen durdurulacağı anlamına gelmediğini açıkladı.
İsviçre Sosyal Demokrat Parti milletvekili Fabian Molina ise yaşananların ciddi bir uyarı olduğunu savundu. Molina, İsviçre yapımı silahların silahlı çatışmalarda kullanılma riskinin yüksek olduğunu belirterek Ürdün’e yeni silah satışlarının durdurulmasını istedi.
Molina ayrıca parlamentonun savaş malzemeleri yasasını gevşetmesini sert sözlerle eleştirdi. Sol siyasetçi, yeni düzenlemelerle birlikte İsviçre silahlarının gelecekte daha fazla çatışma bölgesine ulaşabileceğini öne sürdü.
İsviçre Parlamentosu geçen aralık ayında SVP, FDP ve Merkez Parti’nin oylarıyla savaş malzemeleri yasasında değişiklik kabul etmişti. Yeni düzenlemeye göre bazı Batılı ülkelere silah ihracatı daha kolay hale gelirken, İsviçre’den silah alan ülkelerin bunları başka ülkelere yeniden ihraç etmesinin önü de genişletildi.
SVP’li siyasetçi Werner Salzmann ise silahların çatışmalarda görülmesinin tamamen engellenemeyeceğini savundu. Salzmann, İsviçre savunma sanayisinin aşırı düzenlemeler nedeniyle zayıflatılmaması gerektiğini söyledi.
Sol partiler ve çeşitli sivil toplum kuruluşları ise yasa değişikliğine karşı referandum başlattı. İsviçre’de konuyla ilgili halk oylamasının en erken 2026 sonbaharında yapılması bekleniyor.
