İsviçre’de binlerce kadın evlilik nedeniyle vatandaşlığını kaybetti

BERN– İsviçre’de 1885 ile 1952 yılları arasında yabancı bir erkekle evlenen en az 85 bin 200 kadın vatandaşlığını kaybetti. Sosyal Demokrat Parti Milletvekili Michèle Dünki-Bättig, bu uygulama için devletin resmî özür dilemesini ve konunun kapsamlı şekilde araştırılmasını talep etti.

İsviçre’nin yakın tarihindeki en tartışmalı uygulamalardan biri yeniden gündeme geldi. Geçmişte yürürlükte olan yasa nedeniyle, yabancı bir erkekle evlenen İsviçreli kadınlar otomatik olarak vatandaşlık haklarını kaybediyordu.

Tarihî tahminlere göre 1885 ile 1952 yılları arasında en az 85 bin 200 kadın bu uygulamadan etkilendi.

Sosyal Demokrat Parti milletvekili Michèle Dünki-Bättig, Federal Parlamento’ya sunduğu önergeyle İsviçre’nin bu uygulama nedeniyle resmî olarak özür dilemesini ve olayların ayrıntılı biçimde araştırılmasını istedi.

Dünki-Bättig, söz konusu düzenlemeyi İsviçre tarihinin “karanlık sayfalarından biri” olarak nitelendirdi.

Kadınlar kendi ülkelerinde yabancıya dönüştü

Dönemin yasalarına göre bir İsviçre vatandaşı kadın, yabancı uyruklu bir erkekle evlendiğinde vatandaşlığını otomatik olarak kaybediyordu.

Bu durum birçok kadının oturma hakkını riske atarken, bazıları işlerini de kaybetti. Özellikle devlet memurları ve öğretmenler için mesleklerini sürdürmek çoğu zaman mümkün olmadı.

Aynı kurallar erkekler için uygulanmadı. İsviçreli erkekler yabancı bir kadınla evlendiklerinde vatandaşlıklarını korumaya devam etti.

İkinci Dünya Savaşı’nda sonuçları daha ağır oldu

Tarihçiler, uygulamanın en ağır sonuçlarının İkinci Dünya Savaşı yıllarında yaşandığını belirtiyor.

Araştırmalara göre İsviçre, savaş döneminde olağanüstü hukuk kurallarıyla uygulamayı daha da sertleştirdi. Vatandaşlığını kaybeden kadınların savaş koşullarında karşılaştıkları zorlukların boyutu ise hâlâ tam olarak ortaya çıkarılmış değil.

Bu nedenle vatandaşlıklarının ellerinden alınması sonucu kaç kadının hayatını kaybettiği veya ciddi mağduriyet yaşadığı konusunda kesin veriler bulunmuyor.

Ünlü sanatçı da mağdurlar arasındaydı

Uygulamadan etkilenen isimler arasında dünyaca tanınan sanatçı Sophie Taeuber-Arp da bulunuyordu.

Bir dönem İsviçre’nin 50 franklık banknotunda yer alan sanatçı, Alman vatandaşı bir erkekle evlendikten sonra İsviçre vatandaşlığını kaybetti.

İkinci Dünya Savaşı sırasında İsviçre’ye giriş yapabilmek için vize almak zorunda kalan sanatçının, uzun uğraşların ardından izin alabildiği belirtiliyor. Dönemin kayıtlarına göre ülkeye giriş yaptığında ciddi derecede yetersiz beslenme sorunu yaşadığı ifade ediliyor.

Haklar yıllar sonra geri verildi

İsviçreli kadınlar ancak 1952 yılından itibaren evlenirken vatandaşlıklarını korumak istediklerini beyan etme hakkına sahip oldu.

Kadınların vatandaşlık statüsünün eşlerinden tamamen bağımsız hale gelmesi ise ancak yaklaşık 1990 yılında mümkün oldu.

Böylece uzun yıllar boyunca kadınların medeni durumuna bağlı olan vatandaşlık uygulaması sona erdirildi.

Torunlar için de çözüm isteniyor

Michèle Dünki-Bättig, yalnızca tarihî bir araştırma yapılmasının yeterli olmadığını belirterek vatandaşlığını ayrımcı düzenlemeler nedeniyle kaybeden kadınlar ve aileleri için çözüm bulunmasını istedi.

Milletvekili, bugün hâlâ bazı mağdurların veya onların çocuklarının normal vatandaşlık prosedürlerinden geçmek zorunda kalmasının kabul edilemez olduğunu savundu.

Parlamentoya sunulan önergenin önümüzdeki dönemde federal makamlar tarafından değerlendirilmesi bekleniyor. Tartışmanın, İsviçre’nin kadın hakları tarihindeki bu uzun süre göz ardı edilen döneme yeniden dikkat çekmesi öngörülüyor.

Güncel haberler