İsviçre’de fare kuyruğu primi uygulaması sürüyor

İsviçre’nin bazı belediyelerinde tarım arazilerinde kemirgen popülasyonunu kontrol altına almak amacıyla uygulanan “fare kuyruğu primi”, çocuklardan emeklilere uzanan katılımla sürdürülüyor. Belediye başına ödeme yapılan bu yöntem, geleneksel, ekolojik ve tartışmalı yönleriyle yeniden gündemde.

İsviçre’nin kuzeydoğusunda, Konstanz Gölü kıyısındaki bazı belediyelerde tarım alanlarında artan fare ve tarla faresi popülasyonuna karşı uzun yıllardır uygulanan fare kuyruğu primi sistemi yeniden hatırlatıldı. Belediyeler, yakalanan her fare için kuyruğun belediye deposuna teslim edilmesi karşılığında belirli bir ücret ödüyor.

Yerel yönetimler, özellikle son yıllarda ödeme taleplerinin azalması üzerine kampanyalarla uygulamayı yeniden duyurduklarını bildiriyor. Uygulamanın temel gerekçesi, fare ve tarla farelerinin çok yüksek üreme hızına sahip olması ve birkaç ay içinde tarım alanlarında ciddi zararlara yol açabilmesi. Yetkililer, belirli dönemlerde “fare istilası” olarak tanımlanan yoğunlukların yaşandığını ifade ediyor.

Belediyeler, bu yöntemin kimyasal zehir kullanımına alternatif olduğunu vurguluyor. Zehir kullanımının kuşlar ve diğer yaban hayvanları üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği, bu nedenle fare avcılığının daha doğal ve çevreye uyumlu bir çözüm olarak görüldüğü belirtiliyor. Aynı zamanda uygulamanın, özellikle kırsal bölgelerde nesiller boyu aktarılan bir gelenek olduğu aktarılıyor.

Bazı belediyelerde fare kuyruğu başına ödenen miktar 1 ila 1,50 İsviçre frangı arasında değişiyor. Yıllık bütçeler belirlenmesine rağmen, yoğun dönemlerde bu bütçelerin aşıldığı ve buna rağmen ödemelerin sürdüğü ifade ediliyor. Geçtiğimiz yıl binlerce fare kuyruğunun teslim edildiği belediyeler bulunuyor.

Uygulama yalnızca çocuklarla sınırlı değil. Emeklilerin de aktif olarak fare avcılığı yaptığı, hatta bazı bölgelerde beklenenden çok daha fazla kuyruğun teslim edilmesi nedeniyle belediyelerin ödeme sistemini sonlandırmak zorunda kaldığı biliniyor. Bu tür örneklerde, yüz yılı aşkın süredir devam eden geleneğin sona erdirildiği belirtiliyor.

Fare avcılığında genellikle fare tünellerine yerleştirilen metal yaylı tuzaklar kullanılıyor. Bu tuzakların hızlı ve etkili olduğu, ancak maliyetli olması ve yaban hayvanları tarafından taşınabilmesi nedeniyle dikkatli kullanım gerektirdiği aktarılıyor. Yakalanan hayvanların doğaya bırakılan alanlarda doğal yırtıcılar tarafından tüketildiği ya da resmi toplama noktalarına teslim edildiği ifade ediliyor.

Uzman yaklaşımlara göre, kemirgen popülasyonunu kontrol altına almanın bir diğer yolu da doğal avcıların desteklenmesi. Açık arazilerde yırtıcı kuşlar için tüneklerin kurulması, çitler, dal ve taş yığınları ile gelincik gibi küçük yırtıcılar için yaşam alanları oluşturulması bu yöntemler arasında yer alıyor. Ayrıca baykuş ve kerkenez gibi kuşlar için yuvalama alanlarının artırılması da öneriliyor.

Ödeme miktarları belediyeden belediyeye değişiklik gösterirken, bazı bölgelerde düşük ücretler nedeniyle komşu belediyelere fare kuyruğu götürülmesini önlemek için primlerin artırıldığı biliniyor. Bu durum, kamuoyunda “fare kuyruğu turizmi” olarak adlandırılan ilginç bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.

Yetkililer, uygulamanın kimseyi zengin etmeyeceğini, ancak tarım arazilerinin korunmasına katkı sunduğunu ve kırsal yaşamın bir parçası olarak görülmeye devam ettiğini belirtiyor.

Diğer haberler

İsviçre şarabı için kota talebi

Bir İngiliz entelektüelin İsviçre Alpleri’nde bir mağarada kadın olarak yaşama hikâyesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir