BERN– Biel’de 2019 yılında çalıştığı pizzacıda saatlerce dövülen, tehdit edilen ve soğuk hava deposuna kilitlenen Kürt kökenli Aydin K., bu kez Türkiye adına casusluk yaptığı iddiasıyla Federal Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak. İsviçre Federal Savcılığı, K.’nin Türkiye’nin istihbarat teşkilatı MİT’e ve Diyarbakır’daki Türk makamlarına İsviçre’deki PKK destekçileri hakkında bilgi verdiğini öne sürüyor. K. ise hakkındaki tüm suçlamaları reddediyor.
Duruşmanın 7 Ekim’de yapılması planlanıyor.
Önce Biel’de işkenceye benzer saldırıya uğradı
Davaya konu olayların geçmişi 2019 yılına uzanıyor. Aydin K., o dönemde Biel’de bir pizzacıda çalışıyordu. Mayıs 2019’da iş yerinin bodrumunda, aralarında patronunun da bulunduğu bazı Kürtler tarafından saatler boyunca tehdit edildi, dövüldü ve sorgulandı.
Saldırganlar K.’yi bıçakla tehdit etti, cep telefonunu elinden aldı ve daha sonra bodrumdaki girilebilir bir soğuk hava deposuna kilitledi. K. burada yaklaşık 20 dakika tutuldu. Toplamda altı saatten fazla süren olayın ardından serbest bırakıldığında vücudunda çok sayıda yaralanma bulunuyordu. Çenesinin de kırıldığı belirtildi.
K.’nin kendisi de olayla ilgili polise başvurarak suç duyurusunda bulundu.
Saldırganlar daha önce mahkûm edildi
K.’ye yönelik saldırıyla ilgili dava daha önce görüldü. Bern Kantonu Yüksek Mahkemesi, geçen yıl dört kişiyi olay nedeniyle 21 ila 30 ay arasında ertelenmiş veya kısmen ertelenmiş hapis cezalarına mahkûm etti.
Mahkeme, sanıkların Mayıs 2019’da pizzacının bodrumunda K.’yi saatler boyunca tehdit ettiğini, dövdüğünü, sorguladığını ve sonunda soğuk hava deposuna kilitlediğini sabit kabul etti.
Karar kesinleşti.
Bu davanın hukuki olarak sonuçlanmasının ardından şimdi olayın diğer boyutu, yani K.’nin Türkiye adına istihbarat faaliyeti yürütüp yürütmediği yargı önüne geliyor.
Federal Savcılık casuslukla suçluyor
Federal Savcılık, K.’nin uzun bir dönem boyunca Türkiye adına istihbarat faaliyeti yürüttüğünü savunuyor.
Savcılığın iddianamesine göre K., MİT ile yaptığı yazışmalar ve Türkiye’deki polis makamlarıyla gerçekleştirdiği telefon görüşmeleri üzerinden İsviçre’de yaşayan PKK destekçileri hakkında bilgi aktardı.
Savcılık, bu faaliyetlerin bazı kişilerin özgürlüğünü, beden bütünlüğünü ve hayatını tehlikeye attığını öne sürüyor.
K.’nin bilgi verdiği kişiler arasında Bern kantonunda yaşayan bir kişinin de bulunduğu iddia ediliyor.
Türkiye’ye girişinde gözaltına alındı
Savcılığın iddianamesine göre söz konusu kişi, Mart 2019’da bir düğün için Türkiye’ye gittiğinde Diyarbakır Havalimanı’nda PKK üyeliği şüphesiyle gözaltına alındı.
Daha sonra 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan kişinin, Biel’de K.’nin çalıştığı pizzacının sahibinin kardeşi olduğu belirtildi.
İsviçre’den Türkiye’ye gitmeden önce hakkında Türkiye makamlarına bilgi verildiği ve bu bilgilerin İsviçre’deki bir cep telefonu numarasından gönderildiği ortaya çıktı.
Pizzacının sahibi, söz konusu numarayı kendi telefonuna kaydettiğinde numaranın çalışanı Aydin K.’ye ait olduğunu fark etti.
Bunun üzerine pizzacı sahibi ve bazı PKK destekçileri K.’yi sorgulamaya başladı. K.’nin MİT tarafından aralarına yerleştirilmiş bir muhbir olduğundan şüphelendikleri belirtiliyor.
K.’nin geçmişi de soruşturmanın konusu
Dönemin araştırmalarına göre K.’nin çevresindeki kişiler, onun Türkiye’nin istihbarat teşkilatı MİT tarafından PKK çevresine sızdırıldığına inanıyordu.
Bu şüphelerin nedenlerinden biri de K.’nin kardeşinin PKK mensubu olarak hayatını kaybetmiş olmasıydı. K.’nin kendisinin ise 2009 yılında Türkiye genelindeki operasyonlar sırasında gözaltına alındığı belirtildi.
İddialara göre K., daha sonra cezaevinde bir af teklifini kabul etmiş ve bunun ardından MİT adına çalışmaya başlamış olabilir.
Ancak bunlar, K.’nin çevresindeki kişilerin o dönemde dile getirdiği iddialar olarak dosyada yer alıyor.
Davanın en önemli noktalarından biri telefon
Federal Savcılığın suçlamalarında önemli rol oynayan delillerin, 2019’daki saldırı sırasında K.’nin elinden alınan cep telefonundan elde edildiği belirtiliyor.
Telefonda MİT ile yapılan yazışmaların ve başka kişilere ilişkin bilgilerin bulunduğu öne sürülüyor. Federal Savcılık, bu yazışmalar ve e-postaların K.’nin Türkiye makamlarına bilgi aktardığını gösterdiği görüşünde.
Ancak savunma bu delillerin kullanılmasına itiraz ediyor.
K.’nin avukatı Daniel Gränicher, müvekkilinin hakkındaki tüm suçlamaları reddettiğini belirterek, telefonun tehdit ve şiddet kullanılarak ele geçirilmesi nedeniyle içindeki bilgilerin mahkemede delil olarak kullanılıp kullanılamayacağının tartışılması gerektiğini söyledi.
İsviçre hukukunda zor, tehdit veya şiddet yoluyla elde edilen delillerin kullanılması kural olarak yasak. Ancak ağır suçların soruşturulması söz konusu olduğunda bazı istisnalar bulunabiliyor.
Duruşmanın bazı bölümleri halka kapalı olacak
Federal Ceza Mahkemesi, davanın kamuya açık yürütülmesi konusunda da özel bir karar aldı.
Federal Savcılığın talebi üzerine, somut istihbarat içeriklerinin ele alınacağı bölümde medya mensupları ve izleyiciler duruşma salonundan çıkarılacak.
İddianamenin gazetecilere gönderilen nüshasında da çok sayıda bölüm karartıldı.
Bu tür kapsamlı karartmalar Federal Ceza Mahkemesi’ndeki davalarda alışılmış bir uygulama değil. Ancak mahkeme, bu davada istihbarat açısından hassas bilgilerin korunmasını gerekçe göstererek kamuoyunun duruşmanın tamamını takip etmesine izin vermedi.
Bu nedenle İsviçre’de son yılların nadir casusluk davalarından biri olan yargılamanın yalnızca bir bölümü kamuya açık şekilde izlenebilecek.
Aydin K. hakkındaki casusluk suçlamaları ise henüz mahkeme tarafından karara bağlanmış değil. Sanık, yargı kararı kesinleşene kadar suçsuz kabul ediliyor.
Kaynak ve editoryal not: Haberde yer verilen bilgiler, Tages-Anzeiger gazetesinin 24 Eylül 2026 tarihli haberinden yararlanılarak derlenmiş ve 41 MEDIA tarafından özgün bir Türkçe haber metni olarak yeniden yazılmıştır. Haber, kamuoyuna aktarılan iddialar ve devam eden yargı süreci dikkate alınarak hazırlanmış olup, kişiler hakkındaki suçlamalar kesinleşmiş bir mahkûmiyet anlamına gelmemektedir.
