BERN– İsviçre’nin tarafsızlığının geleceğini belirleyecek kritik halk oylaması 27 Eylül 2026’da yapılacak. Federal Konsey ve Parlamento, “İsviçre tarafsızlığının korunması” girişiminin reddedilmesini istiyor.
Girişim, İsviçre’nin “daimi ve silahlı tarafsızlığının” Anayasa’da daha katı şekilde tanımlanmasını ve ülkenin ekonomik yaptırımlara katılımının önemli ölçüde sınırlandırılmasını öngörüyor.
Yaptırımlara sınırlama getirilmesi isteniyor
Teklifin kabul edilmesi halinde İsviçre’nin başka ülkelere yönelik ekonomik yaptırımlara katılması büyük ölçüde kısıtlanacak. Yaptırımların esas olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından kararlaştırılması şartı getirilecek.
Bu düzenleme, özellikle İsviçre’nin Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasının ardından Avrupa Birliği’nin Rusya’ya yönelik yaptırımlarını devralması nedeniyle önem taşıyor.
Girişimi destekleyenler, bu uygulamanın İsviçre’nin geleneksel tarafsızlığıyla bağdaşmadığını savunuyor.
Askeri iş birlikleri de tartışma konusu
Girişim, İsviçre’nin yabancı ülkeler ve savunma ittifaklarıyla askeri iş birliğine de daha sıkı kurallar getirilmesini öngörüyor.
Federal Konsey ise bunun İsviçre’nin gelecekteki krizlerde hareket alanını daraltabileceği görüşünde. Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis, tartışmanın İsviçre’nin tarafsız olup olmayacağıyla ilgili olmadığını, ülkenin zaten tarafsız kalacağını belirtiyor.
Hükümete göre asıl sorun, tarafsızlığın Anayasa’da aşırı katı kurallarla tanımlanmasının ülkenin güvenlik ve dış politika alanındaki seçeneklerini sınırlandırması.
Federal Konsey: “İsviçre’nin ellerini bağlar”
Federal güvenlik makamları da girişimin kabul edilmesi halinde İsviçre’nin savunma kapasitesinin etkilenebileceği uyarısında bulunuyor.
İsviçre Ordusu’nun yabancı ülkelerle gerçekleştirdiği ortak askeri eğitimlerin, olası krizlere hazırlık açısından önemli olduğu belirtiliyor. Daha katı tarafsızlık kurallarının bu iş birliklerini zorlaştırabileceği savunuluyor.
Girişimi destekleyenler ise daha katı tarafsızlığın İsviçre’yi uluslararası çatışmalardan uzak tutacağını ve ülkenin arabuluculuk rolünü güçlendireceğini düşünüyor.
Son kararı 27 Eylül’de İsviçre halkı verecek. Oylamanın sonucu, ülkenin gelecekte ekonomik yaptırımlar, askeri iş birlikleri ve uluslararası krizler karşısındaki hareket alanını doğrudan etkileyebilir.
